banner4
25.07.2021, 08:02 366

TARHANA OSMAN

Asıl ismi Osman Nuri Koçtürk’tür. 1918’de İzmir’de doğmuştur. 1943’te Ankara Veteriner Hekimliği Fakültesinden birincilikle mezun olmuş ve aynı yıl Veteriner Teğmen olarak TSK’ya katılmıştır.  

Askeri Veteriner Akademisinde Asistan olarak çalışmaya başlamış, aynı zamanda Ankara üniversitesinde Biyokimya Doktorasını tamamlamıştır.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1949’da “Ordunun beslenmesi konusunda son gelişmeler ve ABD Ordusunun beslenme yöntemleri” konusunda incelemeler ve çalışmalar yapmak üzere ABD’ye gönderilmiş, 4 yıl sonra döndüğünde 1953’te Askeri Biyoloji Enstitüsü kimyagerliğine atanmıştır. 1956’da da Et ve Balık Kurumu Merkez Laboratuvarları Müdürü ve Teknoloji Müdürü olarak atanmıştır.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Biyokimya Kürsüsünde Gıda Kontrolü ve Hijyen dalında Doçent ünvanı almış, 1961 yılında askerlikten ayrılıp Milli Eğitim Bakanlığına, daha sonra da Tarım Bakanlığına geçmiştir. Emsalsiz bilimsel çalışmalarına ve vatanseverliğine rağmen, ABD’nin işine gelmediği için Profesör yapılmamıştır.

Türkiye’nin dört bir tarafında beslenme, gıda hijyeni gibi konularda sürekli konferanslar vermeye başlamış ve özellikle insanlarımızın biyolojik yönden sömürülmesi ve gıda istismarı konularında toplumsal bilinç oluşması için büyük çabalar sarfetmiştir.

Bu hususlarda birçok bilimsel yayınları da vardır. 1953-1978 yılları arasında tam 65 kitabı yayınlamıştır. “Gıda Emperyalizmi”, “Sessiz Savaş”, “Açlık Korkusu” en çok bilinen ve tanınan kitaplarıdır.

1950 ve sonrası yıllar, Amerikan emperyalizminin gıdadan sağlığa, tarımdan eğitime, sanayiye, hemen her alanda ülkemizi sinsice işgal ettiği; “Amerika Amerika/Türkler Dünya Durdukça/Beraberdir Seninle/Hürriyet Savaşında” diye insanlarımıza şarkılar söyletildiği yıllardır.

1950’lerde ABD’nin Türkiye’ye marshall yardımları çerçevesinde yaptığı süt tozu yardımları, büyük ve şaşalı reklam ve kampanyalarla tanıtıldı.

Bugün 50 ve daha üst yaşlarda olanlarımızın iyi hatırlayacağı gibi “Amerikanın bize büyük bir kıyağı” gibi anlatılarak ilkokullarda ne idüğü belirsiz süt tozlarını suyla karıştırıp beslenme saatlerinde içirildi hepimize. Öyle ki kendi sütünü üreten köylerde bile organik sütlerimiz değil, zorla bu sulandırılmış süt tozları tükettirildi. Şaka gibi.

Hem Türkiye'de hem Amerika'da biyokimya eğitimi almış ve bu konularda çeşitli araştırmalar yapmış olan Tarhana Osman, Amerikan süt tozuna karşı büyük bir mücadele başlattı. Amerika'nın kendi ülkesindeki üretim artıklarını, sağlıksız ve tüketilemeyecek kadar kötü olan gıdaları Türkiye'ye sattığını belirten Koçtürk, süt tozunda kansere yol açan "Aflatoksin" mantarı bulunduğunu ispat etti ve yıllar sonra da olsa yasaklanmasını sağladı. 

1950’li yıllarda Amerikan margarinine ve buğdayına karşı da savaş başlattı.

O dönemde Amerika, Türkiye'ye çok ucuza soya yağı satmaya başlamıştı. Piyasayı istila eden ABD soyası ve margarini, yerli tereyağı ve zeytinyağının yerini almaya başladı. Oysa ABD aynı dönemde Türkiye’de soya üretimine izin vermiyordu. Hidrojenlenmiş margarin tüketimiyle birlikte Türkiye'de kalp damar hastalıkları ve kolestrol sorunları adeta patlama yaptı. Türkiye'de bunlar olurken ABD'de ise hidrojenlenmiş yağ tüketimi sağlık sebepleriyle azalıyordu ve bunun yerine ABD, İtalya ve Fransa ile birlikte likid yağ kullanımına geçmişti.

Tarhana Osman, radyoda proğramlar yaparak halkı uyandırmaya ve bilinçlendirmeye çalıştı.

Süt tozu ve margarinin ardından ABD, Türkiye'ye "cüce buğday" adını verdiği genetiğiyle oynanmış GDO'lu buğdayı da satmaya başladı. 

Tarhana Osman, Amerikan buğdayının hem topraklarımızı hem de insanlarımızı zehirleyeceğini söyleyerek, bu konuda da büyük bir mücadele başlattı. Gittiği her yerde Amerikan gıda ürünlerinin yerine halka tarhana yapmayı ve tüketmeyi öneriyordu. Tarhana Osman lâkabı ona buradan kaldı. 

Osman Nuri Koçtürk’ün bir başka isyanı, adına Yeşil Devrim denilen ve Rockefeller Vakfının koordine ve kontrolünde, Meksika’nın Sonora Bölgesinde yetiştirilen “Sonora Buğdayı”nın Tarsus’lu Eliyeşil Ailesince Türkiye’ye getirilip Türkiye’de üretilmesi çalışmalarında oldu. Kağıt üzerinde herşey iyi gözüken bu “Yeşil Devrim Projesi”nin, aslında denildiğinin aksine tarımımıza ve gıdamıza ihanet olduğunu anlatmaya çalıştı.

Koçtürk'ün çabaları ithalat lobilerini de kızdırıyordu. Bir kaç kez saldırıya uğradı. Bunlardan en büyüğü, bir Konya seyahati sırasında uğradığı saldırı ve bu saldırıda ölümden adeta kıl payı kurtulmasıydı.

1966 yılında Tabii Senatör Haydar Tunçkanat tarafından açıklandığına göre, CIA tarafından “Türkiye’de Nötralize Edilecekler Listesi”ne alınmış ve aynı zamanda “İstenmeyen adam” olarak ilan edilmişti.

1972 yılında, yoruldum ve yalnız bırakıldım diyerek kendini emekliye ayırdı. 

Emeklilik kararını müteakip, işçi sendikaları  ve kooperatiflere danışmanlık yapmaya başladı.

1980 öncesi, kısa bir dönem, Bülent Ecevit’in Genel Başkanlığı döneminde CHP’de siyaset yaptı, Ankara’dan milletvekili adayı olsa da seçilemedi, 12 Eylül ihtilalini müteakip askeri yönetim tarafından tutuklandı ve bir süre cezaevinde yatıp çıktıktan sonra tamamen kendi kabuğuna çekildi. 

Tarhana Osman olarak bilinen bu vatansever bilim adamı 4 Nisan 1994’te vefat etmiş ve ülkemize büyük hizmetler bırakarak bu fani dünyadan çekip gitmiştir.

Allah kendisinden ve kendisi gibi ülkemize hizmet eden herkesten razı olsun; hepsinin mekanları cennet ruhları şâd olsun..

Yorumlar (5)
Musa ARI 2 ay önce
Bu ülkenin refahı ve bekası için uğraş ve çaba sarf eden herkesi rahmet ve saygı ile anıyorum. Anlaşılan o ki Bu ülkenin iç ve dış düşmanı hiç bitmeyecek. Allah bizleri vatanseversiz de bırakmasın. Allah onlardan razı olsun. Bilgi pınarınizi sabırsızlıkla bekliyor saygılar sunuyorum.
N k 2 ay önce
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşAllah
Osman ÇANŞALI 2 ay önce
Çok güzel bir yazı. Tebrik ederim.
Hasan Yumakogullari 2 ay önce
Mehmet bey aydinlatici makalelerin icin cok tesekkur ederim.Bu amerikan belasini insAllah Allahu Teale dunya uzerinden yok eder veya islah ederde insanlik huzur bulur. Selamlar
Yaşar Çiftçi/Kimya Yüksek Mühendisi 2 ay önce
Amerika ve Siyonistler hem bizim ülkizi hem yakın komşu ülkeleri ülke yönetimini ele geçirerek istedi&i gibi yönetmiş, Atatürkün tarım devrimi ve sqnayii devrimini baltalayarak kendi tarım ve sanayii ürünlerini ülkemize önce yardım adı altında daha sonrada ihraç ederek ülkemizi adeta istila etmiştir, benim üzüldüğün halkın bilinçsizliğifir halkımız hiç okumadığı için bize dayatılan bu şeyleri bize verilen bir ödül gibi algılamıştır Türkiyemizd3 bu güne kadar milli tarım ve orman bakanı bile olmamıştırki bu güne kadar seçilen hiç bir tarım ve orman bakanı milli tarım politikası belirlenmemiş sanayii ve ticaret bakanlarıda ülkemizisanayii ürünleri üretip ihraç edecek bir politikada değil tamamen ülkemizi dış pazarlara açık ithal kapısı yapmıştır zaten bir milli tarım bakanını ve milli sanayi bakanını ABD ve Siyonistler istemezdiki
16°
kapalı