banner4
11.01.2021, 23:43 136

ZİLLET İTTİFAKINA KANCA

Burası Türkiye ve dolayısıyla dün dündür bugün bugündür ilkesi, Türk siyasetinin amentüsü olması hasebiyle en olmazlara dahi cevaz veren kozmik bir tılsımdır. Dolayısıyla olmazların olduğu, bir araya ve yan yana gelmeleri mümkün olmayan türünden bütün yaklaşımların mantıksız olduğu ve en nihayetinde herşey ama herşeyin olabilme potansiyeli son derece yüksek bir ülkedir.

Yani sizin kendinize ‘’ Millet ittifakı ‘’ demiş olmanızın hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığı ve rahatlıkla size ‘’zillet ittifakı’’ denebildiği ama sanki bütün bunlar söylenmemiş ve araya kan davası cinsinden bir düşmanlık girmemiş gibi, kısa bir müddet sonra dostluk elinin uzatılabildiği, geçmişte söylenmiş  haysiyet ve onur kırıcı bütün söylemlerin hiçbir önemi yokmuş gibi bir tavrın içerisine rahatlıkla girilebilen bir ülke.

Size, dostluk elini uzatanların daha birkaç ay evvel vatan haini, ezanı susturmak isteyen, camiler için gizli ve kirli ajandaları olan, fırsatını bulduğu an tesettür yasağını getirecek, imam hatipleri, camia, cemaat ve ilahiyat fakültelerini kapatacak ittifak diye lanse etmiş olmalarının hiçbir önemi yoktur zira dün dündür bugün bugündür amentüsünün hükümran olduğu bir ülkeyiz.

Etik ve estetik, zerafet ve nezaket, şefkat ve merhamet gibi erdem içeren kavramların tedavülden kalktığı ; detone ve sırıtık, günü kurtarmak için herşeyin mübah olduğu fütursuz, umarsız, biçimsiz ve dolayısıyla oportinizmin teslim aldığı bir ülke.

Sizi, yanınıza çekmek isteyen güç, sizinle oluşturmak istediği konsültasyondan ziyade gemiye stepne, oriyantasyon amaçlı kullanıma müsait bir aparat, güncel trendin dayatmasından dolayı zoraki bir manivela ve kullanım süresi dolduktan sonra kumdan kaleler misali ezilip geçilmesinde hiçbir mahsur görülmeyen bir ülke.

Hasarlı bir beyin ve hasarlı bir düşüncenin mahsulü olan ama ince belli bardak misali kıvrım kıvrım kıvrılan, sizinle yan yanayken bile göz pınarlarından gizlemeye gereksinim dahi duyulmayan müstehzi bakışlar atmaktan yana, ahlakı teyet geçmenin moda olduğu ülke.

Arkalarında sadece bir gölge kabilinden sessiz, sedasız, etkisiz, yetkisiz ve dolayısıyla sadece taklit edip onaylayan kurum müsvettesi olmanızı isteyen ‘’mağrur’’ yürüyüşün gizlenemez ve hatta gizlenmeye gereksinim dahi duyulmayan dar alanda kısa paslaşmaların yaşandığı bir ülke.

Küfrün ve hakaretin kakaoya batırılmış hali, yaratılışın zıddı, kırılgan kökler, karaktersizlik ilişkisi, amigo ve holiganlar, dindarlar ve münafıklar, muhafazakarlık ve kursağın genişliği ve daha bilmem nemem yan yana gelmezlerin raks ettiği ülke.

Dünü, günü ve geleceği ayaklar altına almak, ucuz ve sıradan oportünist pozlar takınmak, dediysek dedik canım ne var bunda pişkinliğinde rafadan yumurta masaya koymak, keskin ve kesif kokular arasında bereket tellallığı yapmak gibi akla zarar bir ülke.

Bellek çekmecenizi çekip, varmıdır içerisinde tutulabilir bir hatıra deyip, elinizde kalan üçün biri ile garip bir ilişki kurmak, aklınızın alıp başını, başınızdan gitmesine engel olayım derken eldeki bulgurdan olmak, nasır tutmuş vicdan sahiplerinin kösele suratlarına kan pompalamak gibi malayani işlerin yaşandığı bir ülke.

  Zevahiri kurtarmaya çalışan şark kurnazının bütün niyetini çıplak gözle dahi görürken, siyasi obezleri doyuramayacak olmanın acziyetini hissetmek ile mecbur muyum ? düşüncesi arasına sıkışmak, aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık ikilemi arasında boğulup kalınan ülke

Hadi, birkez olsun ilke, ciddiyet, samimiyet ve kararlılık kazansın ve gelenler geldiği gibi gitsinler diyorsun içinden. Böyle olsun ve böylede olmalı diye umut besliyorsun. Umut ve hüsran döngüsü arasında baş dönüyorken ele avuca sığmazlığın bini bir para olan ülke.

 Hayat ile hayatiyet arasında ince bir sızı burun direklerinizi sızlatırken, ne yumurtlayacağını bilemeyip kestiremeyeceğiniz esrarengizlerin kapınızın eşiğine ayak basışları bile midenizi bulandıran ülke.

Hadi, henüz yeni ektiğimiz umudumuza, henüz fidan olan kol ve kanadımıza hayat suyu lütfen...

Yorumlar (0)
-1°
kapalı