banner4
26.01.2022, 11:31

SEFALETİMİZİN MAZİSİ…



"Ortaokula gidiyordum. Çocukluğumun yoksulluk günleri, Babamın ticarette battığı ve ekmeği suya bandığımız tarihler... O gün akşama doğru, her gün 16 kilometre yol tepmek suretiyle köyden yürüyerek geldiğim ve her gün 9 saat ders olması nedeniyle zerre zerre kadar sevmeyip; bugün dahi adını zikretmekten imtina ettiğim okuldan çıkmıştım.

Sabah karanlığında bir şey yemeden evden arşınlamaya başladığım Afşin'in yolu bitmek bilmemiş, öğleyi de aç geçirdiğim okulda nihayet ders bitmiş, artık bayılmak üzere olduğum ve “bu halde köye kadar nasıl yürüyeceğim? diye kara kara düşündüğüm okul çıkışında, çarşıda Babamla karşılaşmıştık.
"Çok aç olduğumu" söylemem üzerine, Babam beni bir lokantaya götürmüştü. Tezgahta, daha önce soframızda hiç arz-ı endam etmemiş bir yemek görmüştüm. Köfteler sulu sulu patateslerin içinde, geniş tezgahın orta yerinde buğusu üzerinde olan bu yemeği görünce; adının çok sonra "İzmir köfte" olduğunu öğrendiğim o yemeği gösterdim; işaret parmağımla…

İştah kabartan görüntüsüyle beni cezbetmiş olan, adını bilmediğim o yemeği, hayatımda hiç yapmadığım bir tutumla; rahmetli Babam daha, “ne yersin oğlum?” diye sormadan göstermiştim.

Adını bilmediğim ve bugün dahi, o tarihte içimi kanatmış olması nedeniyle hiç sevmediğim o yemeğin hikayesi bende işte böylesi bir acıyla başlar...
Serde yoksulluk olduğundan olsa gerek Babam, kasadaki adamdan önce fiyatını sordu, o mendebur yemeğin. Belli ki Babamın cebinde beş para yoktu ve iyi günlerinde en sadık müşterisi olduğu o işletmenin sahibinin kendisi için bir yemeği çok görmeyeceğine ve veresiye yazabileceğine inanıp güvenerek kasaya gitmiş; bana da duyurmamaya gayret ettiği alçak bir ses tonu ile, “yazabilir misin, çocuğun canı çekmiş?” diye sormuştu.
"Olmaz” yanıtı ile karşılaşan rahmetli Babam, aradan geçen 37 yıla rağmen hiç unutamadığım bir mahcubiyetle; önce bana, sonra yemeğe baktı, bakışlarını yere çevirdi ve başı yerde “gidelim oğlum” dedi.

O gün, Babamın yüzünde gördüğüm o çaresizlikten sonra, çocukluğum ve gençliğim boyunca; bir daha Babamın yanında hiç acıkmadım..."

Yorumlar (0)
9
açık