banner4
11.09.2020, 10:04 81

DESCARTES VE KUŞKUCULUK

"Kuşku duymuyorsam, zaten hiçbir şey üzerinde düşünmüyorum" demişti, Descartes... Böylece Modern felsefenin kurucusu olurken, yöntemsel olarak kuşkucu olmayı, bir durum ya da olayı kritik etmeden kabul etmeye üstün tutacaktı. Onun için var olmak, kuşkuyla düşünmekti!

Öyleyse:

"İlk kural, kesin olarak doğru olduğunu bilmediği hiçbir şeyi doğru kabul etmemek;” metodolojimiz olmalı diyecekti…Yani aceleci davranmayarak ve önyargılardan özenle kaçınarak, yalnızca zihnin açık ve seçik olarak gördüğü ve bir daha şüphe duymayacağı şeyleri kendi yargılarıma dahil etmeliyim, diyecekti.

İkinci kural, ele aldığı her bir zorluğu mümkün olduğu kadar veya onu daha iyi anlamak için küçük parçalara ayırmak gerekecekti.

Üçüncü olarak, en basit ve bilinmesi en kolay şeylerden başlayarak, en karmaşık şeylere kadar kademeli ilerleyerek, düşünceleri belli bir düzen içinde yönetmeli; belli bir sıraya göre incelemeli, diyordu.

Son ve dördüncü kuralında ise, her aşamaya bütünlüklü bakmak ve genel denetlemeler yaparak herhangi bir şeyi unutmadığından emin olmak, istiyordu.

İşte bir akıl yürütme yöntemi. Düşünceye saygılı olmak için önce kendi düşüncelerinin iyi bir kritiğini yapmayı hedeflemek…

Kendince “Bir sandıkta çürük ya da sağlam elma ayrımı nasıl yapılır?” sorusu üzerinden hakikata ulaşmak:

Herkesin yaptığı gibi çoğunlukla 'göz kararı' çürükleri bularak ayıklamak? Yeterli mi dersiniz: Ama bu durumda arkada kalan ve unutulan çürük elmalar, sağlamları da çürütebilir... Öyleyse yapılması gereken, tüm elmaları sandıktan çıkarıp, kontrol ettikten sonra sağlamları geri sandığa koymak olmalıdır. İşte düşünmeyi varlık sebebi yapan düşünürün gerçek ve hakiki düşüncelere ulaşma metodu…

O halde, beynimizdeki düşüncelerimiz de bir sandık dolusu elmadır. Yanılgılarımız çürük meyve… Önyargı, peşin hüküm ve kalıplaşmış yargılar çürük düşünce... Bir konuyu dogmatik düşünceden uzak tutarak, zihni boşaltıp sağlamcı sorgulama ile "hakikat olanı" yerine koymak için anahtar cümle: ‘Mutlak hakikat’ diye hiçbir yargıyı ‘doğru’ kabul etmemek, hepsinden yeterince süphelenmek! Ama bununla da yetinmemek. Dönem dönem sorgulamacı anlayışla "düşünce sandığını" yeniden kontrol etmek! Saf düşünce içerisinde, her bir öğrenilen düşünceyi kontrol ederek, "çürük" olanları beyin sandığından çıkarmak...

Yorumlar (0)
18°
parçalı az bulutlu