banner4
23.09.2022, 08:50

UMUT İLE UMUTSUZLUK ARASINDA

Erzurumlu Emrah (1775-1854) “umutsuzluğa yer yok” diyerek söylese de şiirini:

“Gül için ah etme, ey zağ-ı siyah
Akın etme gülistan bizimdir.
Biz bağ-ı bekanın bülbülleriyiz
Bilmez misin o kaşane bizimdir.

İsmimiz bülbüldür irfan içinde,
Okunur defter ü divan içinde,
Biz ehl-i seyyahız devran içinde,
Toplarız ab ile dane bizimdir.

Emrah bu sözlerin bir sırrı hikmet,
Kutb u hakikatinde Haktır bu sohbet.
Mevrus-ı pederdir bizlere cennet,
Elbette gireriz hane bizimdir.”

Hâce Muhammed Lutfî (1868-1956), zamanın her şeyi bozması karşısında “umut edecek bir şey kalmadı” diyerek feryat etmiş:

“Bâd-ı hazân esti, bağlar bozuldu,

Gülistânda katmer güller kalmadı.

Şecerler kırıldı, barlar üzüldü,

El atacak dallar dahi kalmadı.

Bir sel aldı sahrâları bürüdü,

Ağaçlar kurudu, kökler çürüdü.

Erler yüreğinde yağlar eridi,

Hasbihâl edecek kaller kalmadı.

Bozuldu dünyanın bâğ u bostânı,

Zâg-ı siyeh yaktı, bu gülistânı.

Bülbüller okusun dertli destânı

Elvân nakış keşmîr şallar kalmadı.

Er olan eridi, yağ gibi gitti

Şîr-i nerler zîr-i türâbda yitti

Serviler yerinde mugaylan bitti

Petekler söndüler ballar kalmadı.

Ebnâ-yı zemânın gaflet serinde,

Oynarlar gülerler yerli yerinde,

Se'âdet hidâyet binde birinde,

Helâki fark eder haller kalmadı.

Er olan çekildi, çıktı aradan,

Her biri mahvoldu, gitti sıradan,

Gazab etti âlemleri Yaradan,

Mübtelâ olmamış iller kalmadı.

Dillerde kalmamış hidâyet nûru,

İslâm’ın kalmamış kalbde sürûru,

Kurbân olur İslâm bulsa kubûru,

Lutfî Hakk söyleyen dilleri kalmadı.”

...Denilecek sözler çoktan söylenmiş...

Yorumlar (0)