banner4
06.07.2024, 11:47

“YOZLAŞMIŞ” FİLMİ...

En son “Serpico” filmi üzerine, 2020 yılında bir film değerlendirme yazısı yazmışım. Yıllar sonra yine gerçek bir olayın film örgüsü karşıma çıkınca, fazla etkisinde kaldım, dayanamadım ve aşağıdaki yazıyı kaleme aldım.

Türkiye’de Yozlaşmış ismiyle gösterilen film, 2012 Londra Olimpiyatları organizasyonu sırasında yaşanan gerçek olaylar anlatılıyor.

Filmin konusu şu: Emlak komisyoncusu olan Cullen, Belediye Başkanı ile işbirliği yaparak Londra Olimpiyatları’nın İngiltere’de yapılacağının bilinmesi öncesinde fakir kimselerin bölgedeki arazilerini ‘ucuza kapatarak’ yüksek kârlıklıkta rant sağlamak istemektedir.

Filmin başrolünde olan Liam ve kardeşi, küçük yaşlarda iken, babaları,  bu proje için çok önemli olan birlikte oturdukları araziyi satmak istememektedir. Bunun üzerine Emlakçi Cullen, hile kullanarak onun imzasını alır ve sonrada intihar süsü vererek babalarını öldürür. Liam ve kardeşi küçük yaşta yetim kalmıştır.

Emlakçı Cullen, büyük ranta kavuşmuş ve zengin olmuştur. Cullen, Polis teşkilatına yardım eden, onlar için bağış kampanyaları düzenleyen hayırsever işadamı görünümündedir. Belediye Başkan Yardımcıları, Dedektif Amirleri ve yozlaşmış polislerle işbirliği yapan Emlak Kralı Cullen, bu sayede servetine servet katar ve emlak işi yanında, uyuşturucu ticaretini de yönetmeye başlar.

Küçük yaşta yetim kalan ve zor bir hayat geçiren Liam ise, bir hırsızlık suçundan mahkûm olmuş ve uzun bir süre hapishanede yatmıştır. Babasının intihar ettiğini ve kendilerini hayat yolculuğunda yalnız bıraktığını sanmaktadır. Liam, kardeşi ile birlikte dürüst bir hayat arzu etse de bunu sağlayacak yeterli paraları yoktur. Tam da bu nedenle Liam’ın kardeşi, o hapishanede olduğu süre içinde uyuşturucu işine bulaşır.

Her şeyden habersiz Liam, hapishaneden çıkınca bir süre boks dövüşü yaparak geçinmeye çalışır ve bu sırada Emlak Kralı Cullen ile tanışır, onun bazı ‘iyilikleri’ ile kendisi ve ailesi minnet altına girer. Ancak Cullen’in, çok kötü ve ikiyüzlü birisi olduğunu bilmemektedir. Bu arada küçük kardeşi, bir miktar parayı uyuşturucu sevki sırasında zimmetine geçirir.

Polis teşkilatı içinde temiz ve dürüst çalışan Dedektif Neil adlı kişi ise Liam’ın kardeşini takiple, onu yakalar ve polise çalışmaya mecbur bırakır. Emlak Kralı Cullen, suç örgütü sayesinde hem küçük kardeşin Dedektif’e çalıştığını hem de kaybolan paranın onda olduğunu öğrenir. Liam’ın kardeşi, sahte polislerle bulunduğu yerden alınır, mezarı kazılır ve oracıkta öldürülüp gömülür.

Tüm bu işlenen cinayetlerin polis teşkilatı içinden yardımla örtbas edildiğini anlayan az sayıda kişilerden olan Dedektif Neil, gerçeği araştırdıkça elde ettiği bilgiler karşısında dehşete kapılır ve bunları kamuoyuna ifşa etmek ister ama kendisine destek verecek kimseyi bulamaz. Dedektiflerin Amiri olan Reid adlı kişi dahi Emlak Kralı lehine çalışmaktadır ve onun işlediği suçları kapatmaktadır. Reid’in vicdanı bazen yapılanları kaldıramayınca, kendisine “Sen kahverengi zarfı alınca, zaten bunu kabul ettin!” cümlesi ile ona ‘uşaklığı’ hatırlatılır. “Emekli olduğunda, her sabah uyanıp, içten içe çürümüş olduğunu fark edeceksin ve kendi leş kokunu alacaksın! Rüşvet, hırsızlık, cinayet, yolsuzluk tabi! Bu şehir bunu iyi yapıyor, buna bir karıştın mı, çıkış yolun yok!” gibi sözleriyle sesli düşünmeye başlayınca Dedektif Amiri Reid de kendi idam fermanını imzalamış olur, o da yüksek bir binadan aşağı atılarak öldürülür.

Filmde yer alan, basın mensubu bir gazete muhabiri de Emlak Kralı Cullen’in kirli işlerini anlamıştır. Ancak yine onun tarafından tehdit gördüğü için olanları gazetede yayımlayamamaktadır. Süreç içinde Dedektif Neil ile işbirliği yapar. Fakat polis amirlerinin de içinde olduğu bu yozlaşmışlığı ifşâ edebilmek ne kadar mümkün olacaktır?  Bu arada kardeşinin öldüğünü öğrenen Liam’da onlara destek verir. Fakat Dedektif Neil’in yanındaki yardımcısı olayları sinsice gözetlemektedir. Dürüstlükle meslek icra eden Dedektif’e önce komplo kurulur, ‘uyuşturucu ticareti yapıyor’ gibi gösterilir, gerçekleri ifşa edemeden cezaevine atılmak istenir, ancak polislerin elinde kurulan Dedektif, bu kez de yardımcısı tarafından ‘Ne yani, başka seçeneğim mi vardı sanıyorsun?” diyerek öldürülür.

Liam ise kardeşinin ölümünden sonra kayıp parayı bulmuştur. Ancak Emlak Kralı Cullen ailesini kaçırarak parayı teslim etmeye onu zorlar. Liam bu esnada, Emlak Kralı’nın yıllar önce babasını ve yakın zamanda da kardeşini öldüren kişi olduğunu öğrenir. Emlak Kralı Cullen, “Aile, insanı zayıflatan şeydir, baban ve kardeşin sözüme gitmedi. Kötü tercih yaptılar” deyince Liam bir fırsatını bulur ve onu öldürerek intikamını alır.

Bu arada Basın muhabiri, elde edilen delillerle yozlaşmış polisleri kamuoyuna bildirmiştir. Suç şebekesi açığa çıkınca, Belediye Başkan Yardımcısı ve Emniyet Müdür Yardımcısı yozlaşmış polisleri ‘münferit olay’ olarak gösterirler ve yakalananlarla bağlantılarını keserler. Sonrasında ise bu kirli bağlantıyı yayımlayan Basın muhabirini ‘haklamak’ kalır, onu da yolda motoru ile giderken bir araç ezer ve o da ölür.

Karmaşık olaylar içinden eşini ve çocuğunu kurtaran Liam ise, hayatta kalmayı başarır. Suç şebekesine dahil Polis amirleri onun kimseyi ele veremeyeceğinden emindir, ne de olsa şartlı tahliye altında suç işlemiş Emlak Kralı Cullen’i öldürmüştür. Liam eğer ki hata yaparsa, ‘ortadan kaldırma’ konusunda, kötü adamların gücü varlığını hep korumaktadır.

Böylece “Siyaset-Polis-Mafya üçgeni kurmuş olan küreselleşme yanlısı kapitalist güçler, ‘Bize verilen her fırsatı değerlendirmeli ve her yere bina yapmalıyız’ diyerek, rant ve soygun düzenine devam ederler... 

Filmde dikkat çeken husus, tüm güçlü, yüksek statü sahibi gerçek kötü kişilerin iyi insan rolü oynaması, sanki çok yardımsever ve masummuş gibi kamuoyunu her şekilde yanıltabilme başarısı göstermesidir.

Filmde, dehşet verici sahneler, kimin eli kimin cebinde olduğu anlaşılamayan kirli bağlantılar ve ibretlik düşündürücü diyaloglar var. Emlak Kralı Cullen’in Belediye Başkanlığı’ndan proje başvurusunun kabulünü sağlaması için söylediği sözler çok anlamlı meselâ: “Şimdi beni çok iyi dinle! Kırk yıldır suyun üstünde kaldım. Bunun için ‘biraz çaba’ gerekiyor. Ama bu gemi batarsa, etrafta cankurtaran botu olmayacak, herkes batacak, sen de dâhil!” İşte suç örgütlerinin en sağlam yapıştırıcısı budur! Kirli düzenin parçası olmuşsan, ayrılamazsın, hatta suç şebekesine ‘suçum ortaya çıkmasın’ diye destek olursun!

Sonuçta, topluma iyi roller oynayan kişilerin, suç örgütleriyle birlikte döndürdükleri kirli işleri görünce, insanın gözleri fal taşı gibi açılıyor...

Yorumlar (0)
12
az bulutlu