banner4
07.06.2021, 09:39 147

SUBLİMİNAL TELKİN

Subliminal sözcüğü, sözcük anlamı olarak bilinçaltı, bilinçdışı, bilinçaltı ile algılanan anlamına gelir. Öyleyse subliminal ileti ne anlama gelir diye düşündüğümüzde ise yine bilinçaltı ile ilişkilendirilen bir kavram/anlam olduğunu görüyoruz. Aslında bu anlatımla, subliminal iletiyi, bilinçaltına iletilen ileti olarak tanımlayabiliriz.

Subliminal telkin yöntemi gerçek anlamda bilinçüstünü devre dışı bırakarak doğrudan bilinçaltına ileti gönderme yöntemlerinden en önemli olanlardan biridir. Bu nedenlerle, subliminal telkin yöntemleriyle inanılmaz şeyler yapılabilmektedir.

Subliminal iletinin tarihsel süreci, yıllar öncesine dayandığını biliyoruz. Reklam ve imgelerin yanında en açık örneğini 1957 yılında yayınlanan bir filmde görüyoruz. Subliminal iletinin bilinen ilk örneği 1957 yılında yayınlanan “Picnic” adlı filmdir. Filmin en önemli özelliği şu; sahnelerin içine her beş saniyede bir, saniyenin 1/3000’ne denk gelecek şekilde minik kareler yerleştiriliyor. Bu karelerde “Patlamış mısır ye” ve “Coca Cola iç” yazıyor. Bunlara “frame/kare” adı veriliyor. Frame’ler sayesinde film aralarında patlamış mısır ve coca cola satışlarında artış olduğu gözleniyor. Bu olay 25. kare adıyla ve şöyle açıklanıyor; televizyon ekranı 25 eşit kareye bölünmüş bir sistem içeriyor. Bu karelerin hepsi gözümüze yansır ancak bu eşit parçalardan 24 tanesini görür ve kolaylıkla algılarız. Oysa 25. kareyi beynimiz bilinçaltımıza iter. Yani 24 kareyi algılayan gözümüz ve beynimiz, 25. karede durumu bilinçaltımıza iter yani gözlerimiz bu 25. kareyi algılayamaz. İşte bu noktada bilinçaltımıza itilen bu kareyi beynimiz algılar ve önem verir. Sonrasında ise, bu sözünü ettiğimiz ve bilinçaltımıza itilen 25. kare ister istemez kişinin karar işleyişini etkiler. Böylece kişi satın alma yönünde harekete geçer ki, bilim dünyasında bu yönteme 25. kare yöntemi adı verilir. Aslında gerçek şu ki, satın alma kararlarımızı %100 oranında bilinçaltımıza iletilen subliminal iletiler etkiler diyemeyiz ancak büyük oranda etki ettiğini söyleyebiliriz. Subliminal iletiler, yalnızca reklamlar ve filmlerde değil, bugün çizgi filmlerde bile karşımıza çıkar oldu. Bu durum, işin kaygı boyutuna geçmesine de neden oldu çünkü artık bu iletiler ekonomik bir kar gütmenin ötesinde başka etkinlerin de varlığını işaret etti.

Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi subliminal ileti bir bilinçaltı ileti olayıdır. Bilinçli bir algılamayı hedeflemez, görsel ve işitsel olarak tasarlanmış özel iletilerdir. Bilinçaltımızın en önemli özelliklerinden biri bilincimizin algılamadığı görselleri ve işitselleri kaydetmesidir. İşte subliminal iletiler de tam olarak bu kayıt yerine yönelik hareket eder. Dizilerde, reklam afişlerinde, reklamlarda sıkça subliminal iletiler kullanılır. Buradaki amaç istenilen iletinin bilinçaltında depolanması ve kişilerin davranış, düşünce ve vereceği kararlarına etki etmesidir ki, özellikle satışların artması için subliminal iletiler tercih edilir. Böylece bilinçaltında değişen bakış açısı ile kişi, ürünü almaya eğilimli olur.

Öncelikle müziklerin arka planına eklenen subliminal iletilerden burada söz etmemiz gerekiyor.

Subliminal müziklerin arka planına çeşitli tekniklerle gizlenmiş olumlama tümceleri vardır. Bu olumlama tümceleri bilinçaltı için özel olarak hazırlanır. Siz müziği dinlerken herhangi bir olumlama tümcesi duymazsınız ancak bu sesler bilinçaltınıza ulaşır. Bu nedenle müzikler genellikle mp3 (mp3, Fraunhofer Enstitüsü tarafından geliştirilmiş ve ilk olarak 1993 yılında yayınlanmış bir sayısal ses biçimlemesidir.) biçimlemesi olarak hazırlanır.

Bu mp3’ler çeşitli şikayetlere göre bilinçaltındaki olumsuz kalıpları yenileriyle değiştirmeye yönelik olumlama tümceleri içerir. Olumlamalar mp3’lerde duyulmayacak düzeydedir. İşte tam olarak subliminal teknolojinin özelliği de budur.

Bir tümcenin tekrarı sırasında kulağınızla duyarak direnç göstermenizi engellemek için olumlamalar gerçekte mp3’lere gizlenmiştir. Böylece tekrarlarla, bilinçaltına gitmesi ve orada bu yeni inanç modellerinin kabul görmesi kolaylaşır.

Oysaki kulağın duymaması bilinç altının algılamadığı anlamına gelmez. Aslında 24 saat süreyle çalışan bilinçaltı duymadığınızı ya da görmediğinizi sandığınız iletileri kolayca algılar.

Subliminal ve supraliminal (üst sınır) düzeyde bu iletilerin verilme nedeni, herhangi bir olayı/olguyu yorumlayan ve karşı çıkan bilinç engelini aşmaktır.

İnsanın beyninde olumlu düşünce kalıbı olmadığı zaman, yalanını beynindeki olumsuz kalıplara göre değerlendirir ve sonucunda mutsuz, olumsuz ve tedirgin bir yaşam sürer. Olaylar beynimizde değerlendirildiğinde olumlu bir kalıp yoksa sonuç bakımından değerlendirme de olumsuz yapılabiliyor.

Olumlama mp3’lerinde, beynimize olumlu iletiler veriliyor. Bu telkinler, olayları değerlendirirken alternatif bir düşünce oluşuyor. Ama beynimizde yalnızca olumsuzluk varsa alternatif de olmadı mı sonuç hep olumsuz oluyor. Beyin alternatifleri uyguladıkça ve sonucunda yarar sağladıkça olumlu düşünceleri daha çok kullanmaya başlayacaktır, bu da yaşamımızı değiştirmemize olanak veriyor. Doğal olarak, bu bir süreçtir ve beynimiz yeni düşünceye çoğu zaman kapalıdır. Çünkü beynimiz güvence isteyicidir, daha önce bir olumsuz düşünceden yarar sağladığı için değiştirmek istemez. Alternatif düşünce yoksa o zaman gerçekten işimiz daha da zorlaşır.

Bu yöntem, emperyalist küresel güçler bilinçaltı temizliği ve yeni inançların oluşturulması için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Türkiye’de henüz çokta yaygınlaşmamıştır. Umarız yakın zamanda birçok sağlık alanında, hastalıkta ve ruhsal sorunlarda subliminal yöntemlerden daha fazla yararlanılmaya başlanır.

Subliminal (bilinçaltı) mp3’lerde kullanılan tekniklerden biri klasik ileti olup, bu teknikte olumlu, güçlü olumlamalar müziğin ardına gizlenir. Bir fısıltı şeklinde duyabilirsiniz ya da hiç duymayabilirsiniz ancak bu, yöntemin çalışma biçimidir. Bilinçaltı olumlu komutları alır ve en derindeki düşünce kalıplarınızı yenilemek için kullanır. Kulaklık gerekmemektedir. İletiler müziğin ardında gizlidir.

Binoral (her iki kulaktan) vuruş yönteminde, arka plan müzik olarak binoral vuruşlar kullanılır. Rahatlamanız ve böylece daha alıcı hale gelmeniz sağlanır. Her iki kulaktan ayrı frekansta ses gelir. Aradaki fark, 7.5 hertz olan alfa frekansına denktir. Subliminal iletiler için kullanılan en uygun frekanstır. Her iki kulaktan ayrı frekansta ses geldiği için kulaklık kullanılması gerekmektedir ve kişi düşüncesizlik bir durumdayken dinlemesi en uygunudur.

Karşıt ileti yöntemi; bu teknikte hazırlanan ses kaydı ters çevrilir. Böylece yine anlaşılmaz bir hale getirilerek bilinç engeli aşılır. İletiler müziğin altında gizlidir, duyulmamaktadır ve kulaklık gerekmemektedir.

Stereo karışıklık yöntemi; her iki kulaktan aynı anda farklı iletiler gönderilir. Bilinçli zihin bu karışıklıktan dolayı iletileri algılayamaz. Ancak bilinçaltı her iki iletiyi de kolaylıkla algılayabilir. Bu tekniği dinlerken kulaklık kullanılması gerekmektedir. İletiler müziğin altında gizlidir ve duyulmamaktadır.

Sessiz ileti yöntemi; bu teknikte, kaydedilen ses, insan kulağının duyamayacağı bir frekansa çıkarılmıştır. Ses düğmesi yine de açık tutulur ve siz duyamasanız da bilinçaltı ortamdaki sesi algılar, ayrıca kulaklık gerekmemektedir. Bu tekniği Amerikan Savunma Bakanlığı’nın Körfez Savaşı sırasında Irak askerlerine karşı kullandığı bilinmektedir. Gücü öylesine yüksektir ki duyma özürlülerin bile bu teknikle iletileri algıladığı bilimsel çalışmalarda kanıtlanmıştır.

Sonuç olarak;

Emperyalist ABD ile Batı ülkelerinin ittifaklarıyla dünya ülkeleri üzerinde silah, işgal ve ambargo üzerinden egemenlik kurmak istediği toplumların özel alanlarına kadar inen araçlar ile uygulamaktadır. ABD, “dolar” ile paranın egemenliğini, “İngilizce dili” ile kültürün dilini, “McDonald ve kola” ve benzerleri üzerinden subliminal yöntemlerle kültürü ele geçirmiş bulunmaktadır. Tüm bilimleriyle de bu güce hizmet eden bir yapıya dönüştürmeyi başarmış görünmektedir. Oluşturdukları patent ağlarıyla, her şeyi denetim altında tuttukları gibi, dünyada üretilen her şeyin ortağı durumundadırlar.

Tanımadığını yönetemezsin” ilkesi ile daha önce oryantalistler ile, sonraları ajanlarla, şimdi bu görevi gerekenden daha çok yapabilen dijital teknolojiler ve sosyal medya üzerinden, dünyadaki tüm duyum bilgileri, kişilerin kendi istemleriyle toplama olanağına ulaşmışlardır. Genetik biliminin gelişmesiyle birlikte sömürü ağları insanların genlerine kadar inmiş bulunmaktadır. Bugün ilaç ve gıda sektörü üzerinden insan varlığıyla yine kapitalist küresel çıkarlar doğrultusunda oynamaya devam etmektedirler.

Sonunda subliminal yöntemlerle kültür emperyalizmine kadar inen yollar inceden işlenerek bugüne kadar gelinebilmiştir. Bunun için subliminal yöntemlerle kültür emperyalizmi, ABD ve Batılı emperyalist ve kapitalist küresel sisteminin ulaştığı son ve en tepe noktasıdır. Subliminal yöntemlerle kültür emperyalizmiyle hem ABD, hem de Batı kültürünün insanın duygusal algı ve akılsal işleyişlerini etkisi altına alan, yeni ve güçlü bir çağdaş köleleştirme projesidir. Subliminal yöntemlerle kültür emperyalizminin aynı zamanda siyasal bir proje olarak işlemesi, bu güce karşı çıkmanın aynı zamanda askeri ve siyasal bir güç sahibi olmayı da gerektirmektedir. Bunun için yaygın medya, internet ağları ve teknolojiden kopmadan bu güce karşı “yerelleşme” ya da “millileşme” diye ortaya atılan kuramlar yalnızca basit bir tepkisellikten öteye geçmemektedir.

Yorumlar (0)
21°
açık