Son Dakika
banner1

"Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini geliştiriyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi sınır ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız başta olmak üzere milli savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bugün tüm dünyanın gıpta ile takip edeceği ve Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz” dedi.

POLİTİKA 15.12.2020, 21:03 15.12.2020, 21:24
2
"Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini geliştiriyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi sınır ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız başta olmak üzere milli savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bugün tüm dünyanın gıpta ile takip edeceği ve Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2019 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerine Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların bütçelerine ilişkin sunum yaptı. Oktay, CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı eleştirerek, “8 yıldır elde ettiğimiz başarıları, siyasi çekişmeler, belirsizlikler, istikrarsızlıklar içinde çırpınan bir Parlamenter sistemle, ekonomide hatta ülke savunmasında bile dışa bağımlı bir Türkiye’nin gerçekleştirmesi mümkün müydü Sayın Öztrak? Tamamen temelsiz bir şekilde eleştiriyorsunuz ya, siz iyi hatırlarsınız o eski günleri ama işinize gelmiyor doğruları söylemek. Akıbeti belirsiz koalisyon hükümetleriyle, askeri ve bürokratik vesayetlerin prangalarıyla üstesinden geldiğimiz zorluklar aşılabilir miydi? Mümkün değil aşılamazdı. En küçük bir sarsıntıda, en ufak bir manipülasyonda dengesini kaybeden, dışımızdaki güçlerin tuzaklarına düşürülmeye çalışılan bir Türkiye ile bu günlere gelebilir miydik? Asla gelemezdik” ifadelerini kullandı.

"ÜLKEMİZDE BİR REJİM SORUNU SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’in Yüce Meclis ve halk isteği ve iradesiyle kabul edildiğini söyleyen Oktay, “Herhangi bir kimsenin değil, meclisimizin ve milletimizin irade ve kararına dayanmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kuvvetler ayrılığına dayanan bir sistemdir ve demokratiktir. Denge ve denetim yok deniliyor. Yürütme olarak günlerdir yüce Meclisimiz önünde harcanan ve harcanacak her kuruşu kurala bağlıyor, açıklamasını yapıyor, hesabını veriyoruz. Bu bir denge denetim mekanizması değil midir? Bu konuda sistem değişikliği öncesine göre farklı olan nedir? Yürütmenin de yasamanın da iradesi bağımsız mahkemelerce denetlenmemekte midir? Yürütmenin kararları idare mahkemeleri ya da Danıştay tarafından iptal edilmemekte midir? Görevini istismar eden kamu görevlileri adli yargıda yargılanmaktadır. Kanunlar anayasaya aykırı bulunduğunda anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmektedir. bu konuda hiç mi resmî gazete okumuyorsunuz? Daha bu sabah bir kanun yine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bunun yanında, anayasamız gerektiğinde yüce meclisimize yürütmeyi fesih yetkisi de tanımaktadır. Ülkemizde bir rejim sorunu söz konusu değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi rejimle değil, yürütme görevini yerine getirecek organlarla ilgilidir. Kuruluşundan bu yana rejimimiz demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanmaktadır. Rejim sorunu olsa olsa muhalefetin milletimizden gizli, kapalı kapılar arkasında hazırladığı karanlık anayasa taslaklarında gündeme gelebilir” dedi.

Muhalefetin Türkiye’nin karşılaştığı tehdit ve zorlukları algılamaktan uzak olduğuna işaret eden Oktay, “15 Temmuz herhangi bir terörist kalkışmanın çok ötesinde hain bir girişimdir. Milletin emanet ettiği silahlar bir terör örgütü tarafından milletin kendisine doğrultulmuştur. Bu, tarihimizde bir ilktir ve son olması için anayasanın ve yasaların emrettiği ve izin verdiği şekilde olağanüstü şartlarda mücadele zarureti doğmuştur. 20 Temmuz ve sonrasındaki dönemde yapılan bundan ibarettir. O döneminde çıkarılan tüm kanun hükmünde kararnameler yüce meclisinize sunulmuş ve tarafınızdan uygun görülenler kanunlaştırılmıştır. Kullanılan tüm yetkiler, anayasada öngörülen merciler tarafından ve öngörülen usullere göre yerine getirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemimizde tek adam değil, istişare vardır, katılımcı demokrasi vardır, hızlı ve etkin karar alma mekanizmaları vardır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle ve Kararlarıyla pek çok yapısal değişikliği ‘reform, icraat ve değişim’ temelli bir anlayışla uygulamaya koyan Cumhurbaşkanlığı’nın bütçesi olduğunu söyleyen Oktay, “Bütçemiz, bünyesinde barındırdığı dijital dönüşüm ofisi ve iletişim başkanlığı gibi kurumlar ile hem kamu hizmetlerini her geçen gün artan şekilde dijital dünyaya taşıyan hem de ülkemizin dijital mecralardaki marka değerini güçlendiren cumhurbaşkanlığımızın bütçesidir. Cumhurbaşkanlığı bütçesi, savunma sanayi icra komitesi, yatırım ortamını iyileştirme koordinasyon kurulu, bağımlılıkla mücadele yüksek kurulu, coğrafi bilgi sistemleri kurulu, bürokrasinin azaltılması ve dijital Türkiye koordinasyon toplantıları ile konu bazlı ve odaklı stratejik önceliklerimizi, eşgüdüm ile hayata geçiren bir bütçedir” diye konuştu.

"DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA BAYRAĞIMIZI VE MEHMETÇİĞİMİZİ SEVİNÇLE VE DUALARLA KARŞILAYAN MAZLUMLAR VAR"

Oktay şöyle konuştu:

“Barışı destekleme giderleri yüzde 50 oranında, hane halkına yapılan transferlerde ise yüzde 35 oranında artış öngörülmüştür. Bütçeyi niye mi artırıyoruz? Kahraman Mehmetçiğimiz 780 bin kilometre vatan toprağında ve Libya’dan Suriye’ye, Bosna Hersek’ten Kosova’ya tüm gönül coğrafyamızda huzuru, güveni baki kılsın diye artırıyoruz. Dalgalandığı yerde ne korku ne de keder bırakmayan bayrağımız, dünyadaki mazlum ve mağdurlara umut olsun diye artırıyoruz. Bu bize tarihimizin yüklediği bir sorumluluktur. Dünyanın dört bir yanında bayrağımızı ve Mehmetçiğimizi sevinçle ve dualarla karşılayan mazlumlar var. Libya’da, Somali’de, Bosna’da, Suriye’de niye bulunduğumuzu anlamayanlar, bu bütçeyi niye artırdığımızı da anlayamaz. Barışı destekleme ve koruma hizmetlerine ayırdığımız her bir kuruş, Türkiye’yi bu bölgelerden kuşatmaya çalışanların gayretlerini boşa çıkarma hamlesidir. Bundan sonra da bu alanda gerekeni yapacağız.”

Dijital Dönüşümün sadece kamu hizmetlerinin elektronik ortama aktarılması olmadığını ve iş süreçlerinin sadeleştirilmesini de kapsadığını aktaran Oktay, “Bu kapsamda, ‘sıfır belge’ hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyor, bürokrasiyi azaltarak kamu hizmetlerinin sunulma süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Yürütülen çalışmalar neticesinde 2018 yılında 3,47 seviyesinde olan kamu hizmeti başına düşen ortalama belge sayısını 0,17’ye kadar indirmiş durumdayız. Böylece hem kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi hem de süreçlerin sadeleştirilmesi hedeflerimize her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Dijital Türkiye portalına entegre olan kurum sayısının 700’e, kayıtlı kullanıcı sayısının ise 51 milyon 732 bine ulaşması, kamuda dijitalleşmenin vatandaşlarımız tarafından ne denli olumlu karşılandığını ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu.

Borsa İstanbul’un Türkiye Varlık Fonu uhdesindeki yüzde 10’luk hissesinin Katar Yatırım Otoritesi’ne satılmasıyla ilgili değerlendiren Oktay, “Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde uluslararası yatırımcıları Türkiye’ye çekmek için azami gayret sarf ediyor ve aynı zamanda Türk yatırımcıların yurt dışında yatırım yapmalarını da destekliyoruz. Ülkemize değer katan dış yatırımcıları, kendi iş insanlarımızdan ayırmadan ülkemizde iş yapmalarını kolaylaştıracak adımları attık, atıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz, Türkiye Varlık Fonumuz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulumuz Türkiye’ye daha fazla doğrudan dış yatırım çekme yönünde çalışmalarını sürdürmektedir. Uluslararası sermaye yatırımlarının hem yatırım yapan ülkeye hem de yatırım yapılan ülkeye ekonomik fayda sağladığı açık bir gerçektir. Katar Yatırım Otoritesi’nin geçtiğimiz günlerde Borsa İstanbul’a ortak olması, ülkemiz için bir kazanımdır ve bu işbirliği milletimize kazanç olarak dönecek bir işbirliğidir. Sayın Kılıçdaroğlu bu konuda hesabı kitabı iyi karıştırmış olacak ki; üstüne bir de gelip bu kürsüden milletimizi yanlış bilgilendirdi. Biz zaten Kılıçdaroğlu’nun yanlış hesapların uzmanı olduğunu SSK’dan biliyoruz. Kılıçdaroğlu ‘Borsa İstanbul’un kârlılık oranı yüzde 52, bu kâr oranı ile satın alan fon ödediği parayı 15-20 ay sonra çıkaracak’ diyor.

Hangi matematik bu? 11 ay önce Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından 122,5 milyon dolara alınan yüzde 10’luk hisse, geçtiğimiz günlerde 200 milyon dolara Katar Yatırım Otoritesi’ne devredilmiştir. Birilerinin sözcülüğünü mü yapıyorsunuz? Uzun süre muhalefete mahkûm olunca artık ayları yılları mı karıştırıyorsunuz? Onu da bilemem. Ayrıca daha önce benzer yöntemle borsa’dan Amerikalı şirket Nasdaq veya Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na yapılan hisse devirlerine hiç ses çıkarmamıştınız? Şu milletin çıkar ve menfaatlerine düşman olmayı bırakın artık; bir kere de sevinin milletimizin hayrına adımlar atılıyor diye. Bir şeyin de ucundan tutun. Bu satışı eleştirenler; ülkemize güven duyulmasından mı rahatsız oluyorsunuz? Borsa İstanbul’un uluslararası bir değer olarak kabul görmesini mi içinize sindiremediniz” ifadelerini kullandı.

"HAMDOLSUN MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİ MİLLİ TEÇHİZATLARLA SAĞLIYORUZ"

Türkiye Varlık Fonu’nun borçluluğuna ilişkin olarak Kılıçdaroğlu’nun ‘2017’de 26 milyar liraydı, 2019’da Türkiye Varlık Fonu kısa vadeli borçları 26 milyar liradan 951 milyar liraya çıktı’ dediğini hatırlatan Oktay, “Türkiye Varlık Fonu’nun 2017 yılındaki finansal tablolarına henüz tüm şirketler değil sadece 2 şirket konsolide edilmişti. 2018 yılında ise fon bünyesindeki diğer şirketler de TVF finansal tablolarında konsolide olarak yer almaya başladı. 2017 yılında 2 şirket varken 2018’de 13 şirketin eklenmesiyle doğal olarak fark oluşacaktır. Bağımsız denetçi bunu raporunda açıkca yazmıştır. Ayrıca OECD standartlarında, borçlanmanın varlıklara oranının yüzde 20 seviyelerinde olması kabul görürken, Türkiye Varlık Fonu’nun borçluluk oranı sadece yüzde 3’tür” diye konuştu.

Yurt içinde ve dışında yapılan operasyonlara değinen Oktay, “Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz başarılı terör operasyonları ile Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi sınır ötesi operasyonlarımızda, insansız hava araçlarımız başta olmak üzere milli savunma ürünlerimiz, kahraman ordumuzun gücüne güç katmıştır. Bugün tüm dünyanın gıpta ile takip edeceği ve Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak gelişmiş hava savunma sistemlerini de geliştirebiliyoruz. Hamdolsun milli güvenliğimizi milli teçhizatlarla sağlıyoruz. Karada Altay, Ejder ve Pars, mavi vatanda Milgem gemileri, havada Atak, Gökbey, Akıncı, Aksungur ve Anka ile, elektronik harp sistemlerinde Koral ve Soj, ülkemize gök kubbede siper olacak hava ve füze savunma projelerimiz Hisar, Korkut ve Siper ile savunma imkanlarımızın gücüne güç katıyoruz. Zalimler var ya, o kalleş terör örgütleri var ya; her gün onların tepesine vatandaşlarımızın, mazlumların haklarını korumak için işte bu yerli ve milli teçhizatlarımızla iniyoruz. Bundan dolayı yaptırım uyguluyorlar” ifadelerini kullandı.

(Ahmet Umur Öztürk /İHA)

Yorumlar (0)
-1°
sisli