banner4
28.01.2022, 10:55

MUTLU OLMANIN YOLU


Yusuf Has Hacip (1017-1070) tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eser, insanlara her iki cihanda mesut olma yolunu gösteren bir ahlak felsefesi kitabıdır. Karahanlılar’ın hakanına sunulmuş olan bu kitap vesilesiyle müellif Balasagunlu Yusuf’a, en ince görev olan “has haciplik” unvanı verilmiştir.
Yusuf Has Hacip yazdığı kitabın niteliğini şöyle tanımlar: “Bu aziz kitap dört büyük  önemli temel üzerine bina edilmiştir. Birincisi doğruluk, ikincisi saadet, üçüncüsü akıl ve dördüncüsü kanaattir.” 
Kitap, bilginin değerini anlatmakla başlar: “Allah kime akıl, bilgi verirse. Onun eli uzanır birçok iyiliğe. Bilgiyi büyük bil, anlayışı ulu; bu ikisi yüceltir seçkin kulu.”
Yusuf Has Hacip, kendisinin ahlaken olgunlaşma yolculuğunda, dünyanın aldatıcılığına ve vefasızlığına şöyle vurgu yapar: “Bu dünyaya gönlümü vererek, avundum; bak, o benden usandı, bana vefa göstermedi. Dünya beni aldattı; severek, yanına çağırdı; ona gönül verdim, fakat benden çabuk bıktı. Dünya cefa etti, bu saadet ihtiyarladı; bu söze inan ki seni de aldatmasın.”
Sonra insanın seçkin niteliğine ve Tanrı’ya olan saygısına yönelir: “Tanrı insanı yarattı, seçerek yükseltti; ona fazilet, bilgi, akıl ve anlayış verdi.  Ona hem gönül verdi, hem de onun dilini açtı; ona güzel biçim, güzel tavır ve hareket ihsan etti. İnsan gönlü dibi olmayan bir deniz gibidir; bilgi onun dibinde yatan inciye benzer, Ey alim hakim, gönül ve dilini doğru tut; vakti gelince, yiyeceğin eksik olmaz,Tanrı’ya sığın; Allah’ın emrine itaatsizlik etme.”
Ona göre insan gönlü çok değerlidir: “Vücut sahibi insana lazım olan şeylerden biri dil ve söz, biri de gönüldür. Tanrı gönlü ve dili doğru söz için yarattı. Gönül sırça gibidir; ey oğul, onu çok iyi muhafaza et, kırılmasın. Gönül nazlıdır, bu tecrübe edilmiştir; şöyle ki, sıcakta erir, soğukta donar. Dostun gönlü kırılırsa, o içinden sana düşman olur; düşmanın bulunduğu yerde huzur ve sükun kalmaz. Gönül sahibi olan insan verdiği sözü unutmaz; gönül sahibi olmayan insan ise, sözünü tutmaz. Gönül olmazsa, insan arkadaşını seçemez; aklı olmazsa, işini yapamaz. Gönülsüz insanlar kuru bir kalıp olur; insan her işi gönül ile yapar.”
Onun anlayışında gönlü mütevazi insan manen yükselir, gönlü kibirle dolan manen alçalır:“Alçak gönüllü insan ne kadar iyi ve güzel olur; onun işi daima yolunda gider. Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibarı günden güne azalır. Gurur ile insan göğe yükselmez; alçak gönüllü olmakla da işi bozulmaz. Gurur faydasızdır, o insanları kendinden soğutur; alçak gönüllülük insanı yükseltir. Bey mütevazı ve alçak gönüllü olmalıdır; eğer böyle değil ise, sen ondan elini çek. Bey mütevazı ve alçak gönüllü olmalı, suçlu kimselerin de suçunu affetmelidir. Hizmetinde bulunanlar ona çabuk ısınırlar ve gönülden bağlı olurlar; gönülden bağlı olan, candan adamlar severek hizmet ederler.”
Gönlü geniş olan kimse, her zaman hoşgörülü ve anlayışlıdır: “Anlayış nerede olsa ululuk bulur; bilgi kimde olursa büyük o olur. Anlayışlı anlar, bilgili bilir; bilen, anlayan dileğine erişir. Dünyayı elde tutmak için anlayış gerek; halkı yönetmek için bilgi gerek. Bilgili azdır, bilgisiz çok; anlayış az, anlayışsız çok.” 
Cahilin alime olan husumetini, -hasetle bilgeyi başaşağı etme isteğini- iyi anlamak ve bilmek gerekir: “Bilgisiz bilgiliye düşmandır, bilgisiz olan bilgiliyle savaşır...”
Bilginin ve alimin değeri, bilgiye değer veren insanların elinde yükselir: “Aklın kıymetini yine akıllı bilir, bilgenin sattığını bilgili alır. Şairin dediği söz buna benziyor, dili ve sözüyle şunu yansıtıyor: Bilginin kıymetini bilgili bilir, akla saygı, bilgiden gelir. Nereden bilsin deli, bilginin değerini; bilgiyi nerede bulsa alır bilgili…”
Sonuçta Yusuf Has Hacip bilge bir insan olarak, tüm söylemek istediklerini bilgiye değer veren insanlara söylemiştir. Onun cahile anlatacak kelimesi yoktur: “Kişiden kişiye çok fark var bilirim; bu fark bilgiden gelir bunu söylerim. Bu sözümü bilgiliye söyledim; bilgisizin dilini ben bilemedim! Bilgisize sözüm yok benim; ey bilge, hizmetindeyim senin.”
Ve bu kitabında, tıpkı Musa peygamberin “Rabbim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin bağını çöz ki benim sözümü anlasınlar” (Taha 20/25-28) duası gibi o da ilim ve hikmet üzere Allah’a yalvarmaktadır: “Ey dilim, durma, yaratana ve beni kötülüklerden uzak tutana hamd ve sena et! Seçti, yarattı ve gönlü aydınlattı; gönlümü iman içinde, doğru yol üzerinde tuttu. Gönlümü aydınlık ile süsledi; dilimi kelime-i şehadet ile bezedi. Gönül, göz, akıl, zeka ve bilgi verdi; dilimi açtı ve bana ifade kudreti ihsan etti...”
Gönül gözü açık olup, her şeyi perdesiz görebilen olgun ve feraset sahibi insanlara ne mutlu: “Göz bakarken, her şey örtülü olabilir; fakat gönül için örtü yoktur.”  Vesselam (son sözü bu olsun).
Yardımcı Kitap: Yusuf Has Hacib,Kutadgu Bilig, https://yayinlar.gsb.gov.tr/.../kutatgu%20bilig.  Not: Kaynak kitabın ön sözünde denildiği gibi: “Bizler bir “kitap” medeniyetinin çocuklarıyız. Hayatı anlamlandırmak, istikamet üzere yaşamak için kitapla şereflenmiş bir milletin mensuplarıyız. Daha iyi bir insan ve daha iyi toplum olabilmek için daha çok okumak ve anlamak mecburiyetindeyiz.”

Yorumlar (0)
22
açık