banner4
05.08.2022, 20:16

MOLLA MEHMET

MOLLA MEHMET 

Yaklaşan 30 Ağustos dolayısıyla, milli mücadelemizin vatan kahramanlarından birini daha yazmak istedim: Molla Mehmet’i.

Molla Mehmet 1888 yılında şimdilerdeki 

Gaziantep’in Araban ilçesinin Elifler mezrasında bir kıl çadırda dünyaya gelmiştir. Adıyaman Besni nüfusuna kayıtlıdır.

Malatya Akçadağ ilçesi Söğütlü Köyü imamından Kur’an ve fıkıh dersleri almıştır. Aldığı din eğitiminden ve zaman zaman imamlık yaparak namaz da kıldırdığından kendisine Molla denilmiştir.

Malatya, Adıyaman, Antep, Pazarcık ve İslahiye bölgesine kadarki coğrafi alanda yaşayan Atmalı boyunun Kabalar oymağındandır.

Babası 1904’te ermeni eşkiyalar tarafından şehit edildiğinde, kendisi 16 yaşındadır.

Bölgenin hali vakti yerinde ailelerinden birine mensuptur ve babasından sonra aşiret reisi olmuştur.

Malatya askerlik şubesine gidip, gönüllü olarak seferberliğe yazılarak, 1. Dünya Savaşında Doğu Cephesinde Ruslara karşı Kazım Karabekir komutasında katıldığı savaşlarda gösterdiği kahramanlıklar dolayısıyla madalya ile taltif edilmiştir.

Savaşta yaralanınca Erzurum ve Malatya’da tedavi görmüş ve tedavilerinin ardından terhis olarak köyüne dönmüştür.

Bu sıralarda, Malatya ve Pazarcık civarlarında ortalığı kasıp kavuran ünlü eşkiya çetesi ve çetenin başı Bozo ile mücadeleye girmiş, sonunda Bozo’yu ve çetenin diğer elebaşlarını yakalayıp ağaca asmış, ibret olsun diyerek günlerce de o haliye sallandırmıştır. Bu başarısı hem bölge halkını, hem de devleti memnun etmiştir.

Bu sıralarda, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’dan bir telgraf alır. Paşa telgrafta, “Molla Mehmet köşene çekilme zamanı değildir. Düşman Kilis’ten Antep’e girmek üzeredir. Düşmanı def ediniz. Gözlerinden öperim.” yazmaktadır.

Molla Mehmet bunun üzerine ilk başta 82 gönüllü akrabasından oluşan bir müfreze kurar. 1600 baş hayvanını da satıp hiç kimseden maddi destek istemeden birliğini mümkün olduğunca donatır. Paranın bir kısmını, birliğe katılanların ailelerine “şimdilik maişetinizi temin edersiniz” diyerek gönderir.

Annesi Ayşe Hatun, “evladım bu kadar malını mülkünü satıp niye gidiyorsun. Dönüşte ne yapacaksın. Yapma” dese de “Ana, sen doğuda rusların, ermenilerin insanımıza neler yaptıklarını görseydin sen de yapardın. Düşman acımasız ana. Vatanımız çiğnenirse malımız mülkümüz fayda mı eder sanıyorsun” diyerek geri adım atmaz.

Kardeşi Süro Mamo’yu Maraş’a göndererek, 3 katır yükü silah satın aldırtır. 

Aldığı bir istihbaratı değerlendirerek, bir gece sessizce Karabıyıklı Köyünde pusu kurar ve Maraş’a doğru ilerleyen Fransız kuvvetlerini darmadağın eder, 50 kadar Fransız askerini de esir almıştır. Ayrıca epeyce silah-mühimmat ele geçirilmiştir. Esirleri daha sonra Pazarcık’ta kaymakama teslim eder.

Daha sonra Antep’e geçer. Antep cezaevine giderek bir konuşma yapar. Gerek buradaki hükümlülerden ve gerekse Antep halkından katılanlarla, başlangıçta 82 akrabasıyla kurduğu müfreze, 200 kişiye yaklaşmıştır.

İkizkuyu cephesinde Fransız katar kolunu perişan eder; Fransız komutan Norman yaralı bir şekilde kaçarak kurtulabilmiştir. Bu sırada Fransız komutan Norman’ın eşi esir alınmıştır. Fransız komutanın eşi esirliği süresince bir misafir gibi ağırlanmış ve mütarekeden sonra eşine teslim edilmiştir. Fransız komutanın eşi, daha sonra fransız basınına yaptığı açıklamada, esirliği sırasında kendisine bir prenses gibi, çok iyi davranıldığını anlatmıştır.

24 Mayıs 1920 tarihinde Sarımsak Tepede bozguna uğrattıkları kaçan Fransız işgal kuvvetlerini takip için mevzi değiştirirken göğsüne isabet eden bir kurşunla şehit düşer.

Son 2 ay içerisinde kendisi ve diğer bir kahraman olan Şahin Bey de şehit düşünce, açlıkla ve yetersiz silah vb sorunlarla mücadele eden Antep halkı teslim olmak zorunda kalmıştır. Bu savaşta 6347 şehit verilmiştir.

2011 yılında 93 yaşında vefat eden kızı Selvi Sevimli ile yapılan bir röportajda, babasından bahsederken, babasının kahramanlığını, Fransız işgalini def etmek için verdiği mücadeleleri, bu mücadeleler için tüm malını mülkünü vatan için satıp harcadığını  ve babasının oluşturduğu birlikle yaptığı mücadelelerin düşmanı perişan ettiğini detaylıca anlatmıştır. Kendisine maaş bağlanmasını da kabul etmemiştir.

Milli Mücadelemizi Türk’üyle, Kürdüyle, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle vs hep birlikte yaptığımızın ve hepimizin bu vatanın öz evladı olduğumuzun ispatlarından birisidir Molla Mehmet. Çünkü bu vatansever, fedakar, cesur, mert ve cömert insan, vatanın eli öpülesi bir evladıdır ve Kürt’tür. “Vurun yiğitlerim namus günüdür” diyerek yiğitleriyle birlikte düşmana saldıran ve şehit oluncaya kadar Ayıntap’a (Antep’e) düşmanı sokmayan odur.

2011 yılında 93 yaşında vefat eden kızı Selvi Sevimli’nin babasıyla ilgili tüm hatıraları ve anlatımlarını internetten bulup okumak, YouTube’dan da bulup izlemek mümkündür.

Allah hepsine rahmet eylesin, mekanları cennet olsun..

Yorumlar (0)
15
açık