banner4
03.06.2021, 23:17 344

HAYAT BOYU ÖĞRENME

Hazreti Ali “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin" demektedir. Bu manada günümüz insanının bilgisini sürekli yenilemesi ve sahip olduğu becerileri devamlı geliştirmesi ve bunu gelecek nesillere aktarabilmesi çok önemlidir. 

Hayat boyu öğrenmede en önemli şey, geleneksel okul eğitimi ötesinde, bireyin kendi merakı, ilgisi, motivasyonu ve kararlılığı ile her zaman ve her yerde yeni bilgiler öğrenmeye ihtiyaç hissetmesidir. Çünkü öğrenme isteği ve merakı ile birleşen okuryazarlık, öğrenmeyi yaşam boyu sürekli hale getirecektir. Bireylerin; kendini doğru olarak algılaması, deneyimlerini eleştirel düşünce ile muhakeme etmesi, yeni şeyler öğrenmeye istekli olması, öğrenme motivasyonlarının hep diri tutması “yaşam boyu öğrenmenin” yani ilmin en önemli kapısıdır. Diğer taraftan öğrenme sürecinde öğrenmeye duyulan ihtiyaç ve yeni bilgiler karşısında esneklik, bireyin değişimlere de açık olmasını sağlayacaktır.

Hayat boyu öğrenmede, birey kişisel gelişim göstermek için kendi beceri ve yeterliliklerini geliştirmeli; plan içinde okul ve çalışma hayatında aldığı derslerden, diplomalardan ve çeşitli eğitim biçimlerinden faydalanmalı; rastlantıya bağlı öğrenme ile iş yaşamında planlanmamış diğer bilgileri bütünleştirmeli, deneyime dayalı olarak da başkalarını gözlemleyerek ve uygulamada bazı şeyleri yaşayıp tecrübe ederek kişilik gelişimini tamamlamalıdır. 

Okullarda, insanlara eğitim verilirken onlara “nasıl öğreneceklerinin öğretilmesi” yani “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin ve “bilgi okuryazarlığının” kazandırılması amaç olmalıdır. Böylece bilgi toplumunda yaşayan bireyler, “öğrenmeyi öğrenme” becerisiyle öğrendiklerini her zaman yeniden düzenleyebilecek, doğruyu ve gerçeği bulma çabası yönünde, öğrenilenleri yeniden anlamlandırabileceklerdir.

Bilgi okuryazarlığı kavramsal olarak ,“Doğru ve yeterli bilginin karar verme için temel oluşturduğunun bilincinde olma, bilgi gereksinimini fark etme, bu bilgi ihtiyacına bağlı olarak sorularına formüle etme, bilginin potansiyel kaynaklarını belirleme, başarılı bir bilgi arama stratejisi geliştirebilme bilgisayar ve diğer teknolojileri kullanarak bilgi kaynaklarına kolaylıkla ulaşabilme, bilgiyi değerlendirme ve düzenleme, mevcut bilgiyle yeni bilgiyi birleştirebilme, bilgiye eleştirel bakabilme ve her türlü sorunu çözmede kullanabilme” (Doyle,1994) şeklinde tanımlanmıştır.

Bilgi çağında, insanın kültürel gelişimi noktasında, uluslararası alanda çeşitli çalışmalar yapılmıştır.  Batı’da “Eğitimi Geliştirme Komisyonu” adıyla 1972 yılında düzenlenen bir raporda, eğitimi “okul yaşı ve binaları ile sınırlamanın yanlış olduğuna” değinilmiş, eğitimin, “hem okul içinde hem de okul dışında gerçekleşen etkinlikler bütünü” olarak düşünülmesi gerektiği ifade edilmiş ve “eğitimin uzun süreli bir varoluş süreci” olduğu beyan edilmiştir. Ülkemizde Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2001 yılında hazırladığı bir raporda, hayat boyu öğrenmenin üç temel amaca hizmet etmesi gerektiği açıklanmıştır: “Hayat boyu öğrenmede fırsatlar yaratılarak, bireyin kişisel gelişimine katkıda bulunmak, toplumsal bütünleşmeyi sağlamak ve ekonomik büyümeye katkı sağlayarak daha güçlü bir toplum oluşturmak” en büyük gayedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ilk kez 2009 yılında hazırladığı strateji belgesinde de“Toplumda hayat boyu öğrenme kültürü ve farkındalığının oluşturulması, hayat boyu öğrenme fırsatlarının, sunumunun ve erişiminin artırılması, hayat boyu öğrenme için rehberlik ve danışmanlık sisteminin geliştirilmesi, önceki öğrenmeler ile hayat boyu öğrenme izleme ve değerlendirme sisteminin geliştirilmesi” öngörülmüştür. En son 2019-2023 yılı stratejik belgede, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün hedefi şu şekilde ifade edilmiştir:“Bireylerin iş ve yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla, hayat boyu öğrenme nitelik, katılım ve tamamlama oranları artırılacak ve buna yönelik eğitim öğretimle ilgili faaliyetlere devam edilecektir.”

Netice olarak, hayat boyu öğrenme dediğimiz şey, bireyin kendisini kişisel, sosyal ya da mesleki yeterlilik konularında sürekli öğrenme ile geliştirmesi ve değiştirmesidir. Birey bilinçli ve gönüllü bir şekilde, kendini yenilemeyi amaç edinir. Bu sayede birey, toplumla daha fazla sosyalleşir ve daha üretken olur. Böylece hayatın sürekliliği  içinde, öğrenmeyi kendine rehber etmiş insanlar, gelecek kuşaklara (yani çocuklara) her zaman yeni, eleştirisi yapılmış, güncel ve doğru bilgiler aktarmış olurlar.

Yardımcı Kaynaklar: http://hbo.meb.gov.tr/portaldosyalar/index.php?git=onem

Bozkurt, A. (2015). Sayısal Bilgi Çağında Yaşamboyu Öğrenme Fırsatı. Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi.

Yorumlar (0)
20°
açık