Son Dakika
banner1

12 Eylül askeri darbesinin çocuk mahkumu anlatıyor

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye'nin gündeminin yeni anayasa olduğunu ve yeni anayasanın olmazsa olmazlarını ve temel prensiplerini sıraladı.

GÜNDEM 12.09.2023, 14:15
12 Eylül askeri darbesinin çocuk mahkumu anlatıyor


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum yeni anayasa ve 12 Eylül darbesi hakkında bir mesaj yayınladı.

"12 Eylül mağduru ve çocuk mahkumlarından biri" olduğunu söyleyen Mehmet Uçum, Türkiye'nin demokratik geleceği için önemli bir adım olarak yeni anayasa oluşturulması çağrısında bulundu. Uçum, mevcut anayasanın güncellenmesinin, daha geniş bir toplumsal uzlaşı ve katılımcılık sağlayacağını belirtti.

Ülkenin farklı kesimlerini temsil eden bir anayasa komitesinin oluşturulmasının önemine vurgu yapan Uçum, bu komitenin vatandaşların sesini duyurmasına ve demokratik değerlere uygun bir temel belirlemesine yardımcı olacağını ifade etti. Uçum'un çağrısı, Türkiye'de yeni bir anayasa oluşturma konusundaki tartışmaları yeniden canlandırması bekleniyor.

İşte Mehmet Uçum'un yayınladığı yeni anayasa mesajı:

“1982 YERİNE 2023 ANAYASASI”

Bir 12 Eylül mağduru ve çocuk mahkumlarından biri olarak; 12 Eylül darbesinin 43. Yılında, “Yeni Anayasa” konulu bir konuşma yaptığım için ziyadesiyle bahtiyarım. Bu durum Türkiye'mizin ve demokrasimizin nereden nereye geldiğinin olağanlaşmış örneklerinden biridir.

12 Eylül mağdurları da eminim ki ülke olarak 43 yılda katettiğimiz yolu bu sürecin emektarları ve canlı şahitleri olarak takdir ediyorlardır. Ülkemizdeki bu büyük demokratik dönüşüme yirmi yılı aşkın bir süredir liderlik yapan ve devrimci bir katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülkemizin bu gelişimini yeni bir aşamaya taşımak için, Cumhuriyetimizin 100. yılını taçlandırmak için, Türkiye Yüzyılını görkemli bir şekilde başlatmak için artık hedefimiz yeni anayasadır.

(Neden Yeni Anayasa)
1987 yılından beri yani tam 36 yıldır Türkiye'de yeni ve sivil bir anayasa talebi var. 1987 ila 2017 arasında 23 değişiklik yapılmasına ve bunlardan 19'unun yürürlüğe girmesine rağmen yeni anayasa talebi her zaman ülke gündeminde çeşitli seviyelerde yer aldı.

Başlangıçta 177 asıl maddeye sahip 1982 Anayasası şu anda 154 asıl madde olarak caridir. Cari maddelerin 96'sı otuz yıl içinde 19 seferde 184 temel hususta değişikliğe uğradı. Buna rağmen Türkiye'de yeni anayasa ihtiyacı ortadan kalkmadı.

Hem darbe ürünü olan hem de bu kadar çok değişikliğe uğrayıp bütün iç tutarlılığını, dil ve terim uyumunu yitirmiş yamalı bohçadan beter bir anayasayla yaşamak Cumhuriyetin 100. Yılında ülkemize yakışan bir durum değildir.

(Nasıl Bir Yeni Anayasa)
Elbette yeni bir anayasa hedeflense de sıfırdan, sil baştan bir kurgu olmayacağı tüm toplumda genel kabul görüyor.

Cumhuriyetin, Cumhuriyetimizin kurucu lideri Atatürk'ün, üniter yapının, adalet ve insan haklarına dayanan, demokratik, laik, sosyal devlet ve hukuk devletinin temel olduğu, resmî dilin Türkçe, bayrağın ay yıldızlı Al Bayrak, millî marşın İstiklal Marşı, başkentin Ankara olduğu bir anayasa Milletimizin vazgeçilmezidir.

Yeni anayasada halk iradesinin temel kazanımı olan başkanlık sisteminin ve tüm kuvvetler açısından demokratik meşruiyet ilkesinin korunması ve geliştirilmesi de özellikle 14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra halkımızın verdiği bir talimata dönüşmüştür.

Açıktır ki Cumhuriyetimizin ilkeleri ve demokratik birikimimiz yeni anayasanın kaidesi yani en sağlam temeli olacaktır. Bu temel üzerinde yükselecek ve 41 yıl sonra darbe anayasasından tamamen kurtulmamızı sağlayacak adıyla, felsefesiyle, çağımıza uygun içeriğiyle yeni bir anayasadan söz edebiliriz.

Kurumsal yapıların ve seçkinlerin taleplerine ve iradelerine değil halkın talep ve iradesine göre hazırlanan sivil bir anayasa diyebiliriz.

Türkiye'nin her ferdinin kendini asli unsuru olarak saydığı kapsayıcı Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı yaklaşımının esas olduğu kuşatıcı bir anayasayı ifade edebiliriz.

Kişinin her türlü hak ve özgürlüklerinin eksiksiz yer aldığı, yeni kuşak hak ve özgürlük alanlarının tanımlandığı, hak ve özgürlüklerin esas, sınırlamaların istisna olduğu özgürlükçü bir anayasa vurgusu yapabiliriz.

Kişilerin maddi ve manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi güvenceye alan, doğanın, çevrenin, iklimin, denizlerin, kıyıların, ormanların, su kaynaklarının, doğal kaynakların, yer altı zenginliklerin korumasını, doğru ve kamu yararına kullanılmasını güvenceleyen, doğal afetlere karşı insanı koruma amacına hizmet edecek hukuksal tedbirleri içeren koruyucu bir anayasanın ne kadar önemli olduğunun altını çizebiliriz.

Herkesin gelir güvencesine sahip olması, genel olarak fırsat eşitliği, çalışanlar bakımından adil bir asgari ücret, ücretsiz sağlık hakkı, ücretsiz eğitim hakkı, eksiksiz sosyal güvenlik hakkı, hassas sosyal gruplara ilave destekler, farklı sosyal yardım ve sosyal hizmet imkanlarının geliştirilmesi, çalışma hakkının eksiksiz gerçekleştirilmesi, toplumda gelir grupları arasındaki farkları yukarıya doğru azaltacak adil bir gelir dağılımı sistemine geçiş gibi bir çok sosyal adalet yaklaşımına ve yeni sosyal politikalara imkan veren sosyal bir anayasayı kuvvetle söyleyebiliriz.

Elektronik demokrasi/birey inisiyatifli demokratik sistem işleyişinin geliştirilmesi için elektronik katılım hakkı, halkın milletvekilini geri çağırma hakkı, halkın yasa teklif hakkı, halkın itiraz edici referandum hakkı, halkın Anayasa Mahkemesine başvuru hakkı, yasama sürecine halkın katılım imkanlarının ve mecralarının çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi, yargılama süreçlerinde halk iradesinin de etkili olacağı yapılar ve fonksiyonlar gibi kurumlar yoluyla gelişkin demokrasiye imkân veren bir anayasayı işaret edebiliriz.

Nihayet devletin maddi ve manevi varlığını korumayı ve geliştirmeyi güvenceye alan, ülkesel tam bağımsızlığı bütün boyutlarıyla korumaya ve güçlendirmeye imkân veren milli bir anayasa yaklaşımının esas olması gerektiğini vurgulayabiliriz. Her egemen devlet pozitif hukukunu oluştururken ve uygularken beka esaslı bir politik hukuk anlayışıyla hukuk üretimini yapar ve beka anlayışıyla uygular. Nitekim pek çok batı devletinin yaptığı budur. Beka tehdidi oluşturacak ya da beka tehditlerine zemin ve güç kazandıracak bir hukuk uygulaması evrensel hukuk (!) adına olsa bile egemen bir devlet açısından meşru değildir ve asla kabul edilemez. Bu nedenle yeni anayasa hedefinde milli anayasa yaklaşımı belirleyicidir.

(Hangi Yöntemle Yeni Anayasa)
Halkın taleplerine dayanarak hazırlanan anayasa taslağının kamuoyu/sivil toplum tartışmasından sonra teklife dönüşmesi ve TBMM'de 400'den fazla oyla kabul edilse bile halkın onayına sunularak yürürlüğe girmesi yöntemini dikkate alan toplum merkezli anayasacılık hususunda Milletimiz nezdinde genel mutabakat olduğu gözleniyor. Özetle halkla başlayıp halkla biten bir yapım süreci, demokratik meşruiyet ve şeffaflık açısından en doğru yöntem olarak öne çıkıyor.

(Hangi Adla Yeni Anayasa)
Türkiye'de anayasalar kabul edildikleri yılın adıyla anılır. Yürürlükteki anayasa da bu sebeple 1982 Anayasası olarak adlandırılır. Ancak bu hukuki bir zorunluluk değildir. Doktriner ve yargısal bir teamüldür.

Bu nedenle Türkiye eğer 2028'e kadar devam edecek TBMM'nin 28. Döneminde yeni bir anayasa kavuşursa yeni anayasanın, 2024 veya sonraki bir yasama yılında kabul edilse bile 2023 ANAYASASI olarak adlandırılması çok anlamlı olur. Anayasanın bu şekilde adlandırılacağı başlangıç metni içinde ifade edilebilir. Böylelikle Türkiye Yüzyılının Anayasası “2023 Anayasası” adıyla Cumhuriyetin Yüzüncü Yılının Anayasası olarak tarihe geçer. Bu sembolizm Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlığın anayasanın içeriğinin yanı sıra adıyla da işaretlenmesi olarak kabul edilebilir.

Hedef 2023 Anayasasıdır. 2023'ten sonra hangi yılda kabul edilirse edilsin Türkiye Yüzyılında kabul edilecek yeni anayasanın adı 2023 ANAYASASI olmalıdır.

O nedenle gelin hep birlikte Cumhuriyetin Yüzüncü Yılını da kapsayan TBMM'nin 28. Yasama döneminde TÜRKİYE ANAYASA MUTABAKATI (TAM) sağlayalım. Bu kez olsun TAM OLSUN diyelim. TÜRKİYE YÜZYILINI YENİ ANAYASAYLA GÖRKEMLİ BİR ŞEKİLDE BAŞLATALIM.

Yorumlar (0)
12
az bulutlu