banner4
30.09.2020, 11:29 21

BİLGİSEL BOYUT-06

i. Tanımlama

Betimlenen nesnenin temel niteliklerinin belirtilmesi ile sınırlarının ortaya konarak içeriğinin doldurulmasıdır.

j. Açıklama

Betimlenip tanımlanan nesne, olgu, ya da olayların nedenselliklerinin saptanmasıdır. Başka bir deyişle açıklamak, oluş nedenlerinin saptanmasıdır. Açıklama, bir durum, bir olay, olgunun ne olduğu ile birlikte oluş nedenini de ortaya koyar. İki şey arasındaki nedensel bağlantıyı gösterir, gözlenen bu şeyi bir yasaya geri götürerek çözümledikten sonra, ögeleri arasındaki bağlantıları açığa çıkarma yoluyla aydınlatır.  Başka bir deyişle, bir olgunun oluş biçimini değil, oluş nedenini gösterme sürecidir.

Bir olguya ilişkin olarak neden sorusunu sorduğumuzda, ya “Bu olgunun yönelik olduğu amaç nedir?”, ya da “Bu olgunun ortaya çıkmasına yol açan ön koşullar nedir?” sorusunu sormaktayız.

Soruya ilk anlamda verilecek yanıt, her olgu ve sürecin belli bir amaca yönelik olduğunu ve ancak bu amaç ile açıklanabileceği görüşünü, ikinci anlamında verilecek yanıt ise, düşünsel olmayan ancak hareket bilgisine ilişkin yani eylemsel bir açıklamayı oluşturur.

Deneyimler, bilimsel sonuçlara ikinci tür açıklamalar ile ulaşılabileceğini göstermektedir. Başka bir deyişle, herhangi bir olguyu açıklamak demek, onu bir veya daha fazla genelleme yardımıyla başka olgulara bağlamak demektir. Dikkat edeceğimiz nokta, açıklamada birbirine bağlanan şeylerin olgular değil, olguları betimleyen önermeler olduğudur.

Bir olgunun bilimsel açıklanması, o olguyu betimleyen önermenin, doğruluğu, bilinen birtakım başka önermelerden çıkarılabilir olduğunu göstermektedir. Her açıklama bir çıkarımdır, ancak her çıkarım bir bilimsel açıklama değildir. Burada çıkarım terimini geçerli bir tümdengelim kalıbından zorunlu sonuçlar elde etme işlemi, mantıksal bir işlem anlamında, bilimsel açıklama terimini ise, olgular konusunda yasal neden bildirme etkinliği olarak ele alıyoruz.

Bu bağlamda bilimsel açıklama, bilim için en azından bir yasaya gereksinme gösteren ve yukarıdan aşağıya inen belirli bir çıkarım (tümdengelim) tasarımıdır. Bu yasa ister deneysel olarak bulunmuş, isterse kuramsal olarak tasarımlanmış olsun, bilim adamı olguları belirli koşullar altında, yasalardan, bu yasaları daha üst basamaktaki yasalardan, en sonunda bunları da geçerli bir kuramdan hareketle açıklar.

Açıklamanın amacı, beklenmeyen gözlem verileri karşısında, kişinin içine düştüğü hayret ve şaşkınlığı gidermek, çevresinde olup bitenlerle beklentileri arasında uygunluk sağlayabilmektir.

Açıklama, betimlenmiş olguları ve bu olguların ilişkilerini gösteren deneysel genellemeleri, bazı kuramlara ve genellemelere başvurarak anlaşılır biçimde anlatım işlemidir. Bilimsel açıklamalarda, ya doğa yasası dediğimiz, olguların tümünü kapsayan evrensel genellemelere, ya da olguların bir bölümünü kapsayan sayımlamalı genellemelere başvurulur. Genellikle, tek tek olguların açıklanmasında, bu olguları kapsayan genellemelerden, genellemelerin dile getirdiği olgusal ilişkilerin açıklanmasında ise, daha üst düzeyde kuramsal genellemelerden yararlanılır. Bu bağlamda bir olguyu açıklamak, onu betimleyen önermeyi, konuya ilişkin bazı genellemeler yardımıyla, başka bazı olguları betimleyen önermelerden çıkarım yapmak demektir.

Bilimsel yönden yeterli bir açıklama şu dört koşulu içerir;

1. Açıklanan, açıklayanların mantıksal sonucu olmalıdır (Mantıksal olmalıdır).

2. Açıklayanlar arasında yasa niteliğinde en az bir genelleme olmalıdır.

3. Açıklayanlar olgusal içerikli önermeler olmalıdır (çözümlemeli ve doğaötesi olmamalıdır).

4. Açıklayan önermeler gözlem, deney sonuçlarına uygun, yani doğru olmalıdır.

Bu durumda, bilimsel yeterliliği olan bir açıklama, biçim yönünden (mantıksal) geçerli, içerik yönünden (olgusal) doğrulanmış, ya da doğrulanmaya elverişli önermelerden kurulu bir çıkarımdır. Başka bir tanımla, bilimsel açıklama biçim yönünden (mantıkça) geçerli, içerik yönünden “Ne” sorusuna verilmiş yanıtlar olarak betimleme önermeleri, “Neden” sorusuna verilmiş yanıtlar olarak yasa önermeleri altına koyduğumuz bir çıkarımdır.

k. Genelleme (Tanılama)

Açıklama etkinliğinin özünde bir genelleme sorunu vardır. Açıklanması yapılan tek tek olgularla genellemelere varılarak tanılama yapılmış olur. Genelleme, tümevarımsal bir düşünce biçimi ile elde edilen ve gözleme dayalı bir işlemdir. Genellemenin olgusal ve kuramsal aşaması vardır.

1. Olgusal ya da Deneysel Genelleme

Tek tek olguların gözleminden başlayarak yapılan ve olgu gruplarını kapsayan genellemelerdir.

2. Kuramsal ya da Varsayımsal Genelleme

Olgu gruplarını açıklamak amacı ile ortaya konan kuramsal kavramlara, ya da genellemelere denir. Bilimsel bir açıklama yapabilmek için, olguya ilişkin ve kuramsal nitelikte bir veya birden çok varsayıma gerek vardır. Görüldüğü gibi, olgusal veya deneysel genellemelerle kuramsal genellemeler yani varsayımlar arasında önemli bir ayırım vardır. Tek tek olguların gözlemlerinden başlayarak, olgu gruplarını kapsayan birtakım genellemelere ulaşmak ile, bu genellemeleri açıklama amacı ile kuramsal kavram ve genellemeler ortaya atmak ayrı şeylerdir. Olgusal diyebileceğimiz birinci tür genellemeler, doğrudan gözleme konu olup, tümevarım yoldan elde edildiği halde, kuramsal nitelikteki ikinci tür genellemelerin doğrudan gözleme konu olması şöyle dursun, ne tür bir düşünme ile elde edildiği bile bilinmemektedir. Bilim için önemli olan, bir kuram ya da varsayımın ne yolla ortaya konduğu değil, olgusal verilerce desteklenip desteklenmediğidir.

l. Tanıtlama

Tanılanmış bir olgunun mantıksal uygunluğunun saptanmasına tanıtlama denir. Tanıtlama aşamasında olgular “kavramlaştırılmış” olur.

m. Sınama

Tanıtlanmış ya da mantıksal uygunlukları saptanmış olan kavramlar, uygulamada sınanarak doğrulanır veya yanlışlanırlar.

n. Ön Söz

Olgular arasındaki ilişkilerden veya bu ilişkileri dile getiren genellemelerden yararlanarak henüz olmamış bir olguyu önceden kestirmeye ön söz denir.

Açıklamanın amacı anlamak, ön sözünün amacı doğayı kontrol altına almaktır.

o. Yasa

Bu aşamaya kadar tüm gözlem ve deney sonuçları tarafından doğrulanmış yani uygulamada denetlenmiş olgusal içerikli genellemeye “Bilimsel Yasa” denir. Demek ki, bilimsel yasalar, bilimsel genellemelerin bir alt grubunu oluşturmaktadır.

1. Yasa, olgulara ilişkin bir genellemedir ve yine olgulara dönülerek denetlenebilir ve doğrulanabilir olmalıdır.

2. Yasa, tek bir nesne ya da olguyu değil, nesne ve olgular grubunu kapsayan ve mantıksal açıdan tümel önerme konumunda olan bir anlatımdır.

3. Yasa, belli bir zaman ve yerle sınırlı olarak yapılmış bir genelleme olmayıp, en azından gizilgüç olarak sınırsızdır.

p. Varsayım

Salt mantıksal açıdan bakıldığında, varsayım da bir genelleme olup yasa ile bir ve aynı şeydir. Aralarındaki ayırım mantıksal değil, bilimsel ve felsefesel bir ayırım olup, bilim felsefecileri tarafından yapılmaktadır. Varsayımı yasadan ayıran yön, onun henüz olgularca yeterince doğrulanmamış bir genelleme olmasıdır. Başka bir deyişle, yasa olgularca yeterince doğrulanmış bir genelleme iken; varsayım olguları açıklamak için ileri sürülmüş bir öneri, düşünsel bir açıklama denemesidir.

Bunun yanında hiçbir genelleme, ya da tümel önerme olgular dünyasında sonuna kadar tüketilemez, ya da doğrulanamaz. Bu demektir ki, yasalar dahi hiçbir zaman tamamen doğrulanmış değildirler. Bu durumda, bir yasayı bir varsayımdan ayıran şey, yasanın varsayıma göre daha yüksek bir doğrulanmışlık derecesine sahip olmasıdır. Bu saptama, herhangi bir varsayımın doğrulanma derecesi yükseldikçe yasaya dönüştüğünü de göstermektedir. Ancak, tüm varsayımlar genelleme biçiminde olmayıp, tek bir olgu veya nesneye ilişkin önerme şeklinde olanları da vardır. Örneğin, Dünya yuvarlaktır.

Bir genellemenin veya önermenin varsayım niteliği kazanabilmesi için; doğru olup olmadığının bilinmemesi, doğrudan sınanabilir olmaması gerekir.

Bu bağlamda varsayım, birtakım olguları açıklama gücünde gözüken ve doğrudan sınanamayan bir önermedir.

Tanımı gereği, doğrudan sınanabilir olmadığından, herhangi bir varsayımın doğrulanması iki aşamalı olup, önce varsayımdan olgusal yoldan sınanabilir sonuçlar çıkarmak, ikinci aşamada bu sonuçları gözlem ve deney sonuçları ile karşılaştırmak şeklinde yapılır.

Varsayım sözcüğü, farklı iki anlamda kullanılmaktadır. Bunlardan biri Denence, diğeri Sayıltı’dır.

r. Denence

İnceleme konusunun sonucu ile ilgili olan ve doğrulanmak üzere ele alınan inançlar, düşünceler, beklentiler ya da ilişkilerdir.

...

Yorumlar (0)
20°
açık