banner4
28.09.2020, 11:14 531

AZERBAYCAN’IN HAKLI MÜCADELESİNİN BİZE 2 GÜNDE ÖĞRETTİKLERİ

26 yıldır Ermenistanın işgali altındaki altındaki topraklar, Türkiye-Azerbaycan dayanışması ile nihayet geri alınmaya başladı.

Önceki makalelerimde vurguladığım 5 cepheden ilki açıldı böylece. Sorun yok. Allah bizimledir. Rahmani ve Kurmay Devlet aklımız her zaman en doğrusunu yapmıştır.

Ermenilerin hocalı katliamında, samimi bir Türk ve müslüman olan o zamanın Azerbaycan Devlet Başkanı Ebulfeyz Elçibey’in bizden yaralıları tahliye için istediği 2 helikopteri bile biz vermemiş veya verememiştik. Ermenistan’ın işgalini ise kısık bir sesle kınamıştık hafiften.

Neden acaba öyle yaptık o zaman? Bence güçlü ve bağımsız değildik de ondan. Muhtemelen o zaman ki devlet yöneticilerimiz çaresizlikten sadece dua edebilmişlerdir. 

Oysa Ebulfeyz Elçibey döneminde, en azından şimdiki gücümüz, bağımsızlığımız ve kararlılığımız olsaydı, Azerbaycan ile birlikte çok daha büyük işler başarırdık. Neden mi? Çünkü bence rahmetli Elçibey bize karşı daha samimi ve sadıktı. Ayda 2-3 kez bizzat Türkiye’ye gelir, bizimle istişareler yapardı. Ama güzel karşılar, güzel ağırlar, gaz verir gönderirdik. Benim gözlemlerim buydu. 

Eğer daha o dönemlerde somut destekler verebilseydik, mesela (bence) doğalgaz ve petrol giderlerimiz bu kadar olmazdı. Yılda ortalama 50 milyar dolardan 30 yılda ödediğimiz 1,5 trilyon dolar, mesela 700-800 milyar dolar seviyelerinde olur ve tersten ifadeyle bir o kadarı cebimizde kalabilirdi. Nitekim iş oraya doğru gittiğinden olsa gerek, bir süre sonra Ebulfeyz Elçibey’i devirdiler ve şimdiki ilham Aliyev’in babası olan Haydar Aliyev iktidara geldi.

Azerbaycan’lı kardeşlerimize o zaman da şimdi de sevgi ve saygım samimi ve sonsuz. Ama şu gözlemimi de aktarmak isterim ki: İlham Aliyev (bence bizdeki gücü ve kararlılığı görüp anladıktan sonra), şunun şurasında son 8-10 yıldır bizimle samimi dost oldu. Olsun, geç de olsa bu da çok iyi ve kalıcı bir gelişme. Allah bozmasın.

Neyse o zaman gücümüz yoktu, bağımsız değildik vs vs ve olanlar oldu ve geride kaldı.

Benim bugün asıl anlatmaya çalışacağım, dün ve bugün yaşadıklarımızın bize gösterdikleri ve öğrettikleri. Aşağıdaki analizler, son 48 saat içinde sıcağı sıcağına yaşananlardır:

Herkesin dikkatini çekmiştir. Azerbaycan 48 saat kadar önce ve her açıdan haklı mücadeleye giriştiğinde dünyadan gelen seslere bir bakınız:

ABD kuklaları Suudi Arabistan ve BAE açıktan Ermenistan’a destek verdiler. Filistin dahil diğer Arap ülkelerinden ise çıt yok, en azından şu ana kadar (28 Eylül, saat: 11.30).

Güya adı bile islam cumhuriyeti olan İran, Ermenistan’a destek vermekle kalmadı, basında ve sosyal medyada anlatılanlara bakılırsa 1000 (bin) kadar askerini Ermenistan’a destek için gönderdi, bu da yetmedi askeri ve teknik yardım gönderiyor, bu da yetmiyor Rusya’nın kendisi üzerinden Ermenistan’a askeri teçhizat gönderebilmesi için hava sahasını ve üslerini açtı. 

Peki bu ülkeler güya müslüman, öyle değilmi? Ee nasıl oluyor tüm bunlar? Yaşananlar hangi dine uygun?

Geçtik.

Kazakistan, hem Türk Konseyi (Keneşi) üyesi hem de Türk ülkesi. Ama olanlara bakınki, Daha 4-5 gün önce kendi dışişleri bakanlığı binalarına kocaman bir Ermenistan bayrağı sarkıtarak, bayrağın üzerine koydukları sevgi emojileri ile Ermenistan’ın bağımsızlık gününü kutladılar. Şimdi ise Türk (Azerbaycan) kardeşlerine bırakın desteği, ateşkese davet ediyorlar. Nursultan Nazarbeyev gider gitmez, gelen yeni yönetim Kazakistan’ı çok hızlı bir şekilde tekrar Rus peyki yapmış. Farkındamıyız?

Peki diğer Türki Cumhuriyetlerinden neden hiç ses yok. Bunları nasıl açıklayacağız?

Ee hani ne oldu Türk Birliği?

İster din penceresinden, ister Türk penceresinden bakılınca, 2’sine de uymayan Ukrayna ve Gürcistan ise bize ve Azerbaycan’a desteklerini açıkça ilân ettiler. 

Gürcistan, Rusya’nın Ermenistan’a yardım gönderebilmesi için Rusya’ya hava sahasını açmayınca, Rusya Ermenistan’a İran üzerinden yardım götürmek mecburiyetinde kaldı. 

Ukrayna destek açıklamasının yanında, teknik yardımlarda da bulundu. 

Hem Ukrayna’ya hem de Gürcistan’a Teşekkür ederiz ancak bunu hangi pencereden ve nasıl izah edeceğiz?

Neticede birkez daha gördük ve anladık ki, ne varsa bizde var. Biz güçlü, daha da güçlü, çok güçlü olmak zorundayız. Ancak o zaman bu ülkeleri kendi çevremizde ve daha açıkçası kılıcın gölgesinde toplar ama liyakat, adalet, merhamet ve şefkatle yönlendirebilir hatta yönetebiliriz. O nedenle her zaman diyorum ki, “dünyanın, bizim adaletli liderliğimize her zamankinden daha fazla ihtiyacı var”.

Biz, yakın tarihe kadar bizden olanların kimilerini Rusya’ya (Türki cumhuriyetlerden Kazakistan gibileri), kimilerini ABD’ye (Suudi Arabistan ve BAE gibi), kimilerini Çin’e (Tacikistan, Kırgızistan, Afrika’daki bazı ülkeler gibi), kimilerini İsrail’e (Mısır gibi), vs vs kaptırdığımız sürece, her an yolda tek başımıza bırakılabiliriz.

Ve artık iyice görüldü ki, tek başına Türk olmak da, müslüman olmak da, birleştiricilik için yeterli değilmiş. Bunların çimentosu “güç” imiş.

Bu da az bir çıkarım/tecrübe değil. Yaşadığımız ve öğrendiğimiz iyi oldu. Öyle değil mi?

Selam, sevgi ve saygıyla!..

Yorumlar (3)
ALİ YÖRÜR AYPAŞ SAAT 1 ay önce
SLM HOCAM HERZAMANKİ GİBİ GÜZEL YERLERE TEMAS,ETTİN TAKDİRLE KARŞILIYORUM ELİNE EMEGİNE SAGLIK
Recep KOÇER. 1 ay önce
Bende Müsteşarım bu görüşlerinize tamamen katılıyorum. Aslında büyük oyun bu bölgede hiç bitmedi bitmesini beklemek; Boşa emek harcamaktır. Zor daima oyunu bozar. Rabbim; Türkiye'mizi, bu zalim emperyalistlerin karşısında galip getirsin. Eski SSCB. Peykleri Putin iktidara gelince yeniden yönlerini Moskova'ya, çevirdi; Bunda bizimde ihmallerimiz oldu. Bursa'da, Türk ve Ermeni futbol müsabakasında sahaya Azerbaycan bayrakları alınmadı bunuda hatırlamak gerekiyor. Çok şükür şimdi o yanlışları yapmadık. İnşaAllah Tezzamanda Karabağ'da, Ay Yıldız dalgalanır. Selam ve saygılar.
Mehmet Bahadır 1 ay önce
Görüşlerinize aynen katılıyorum üstad. Elinize kaleminize sağlık.
13°
parçalı bulutlu