banner4
04.12.2020, 09:54 907

AH GÜZEL AKIL İNSAN SENSİZ NE DE GAFİL

Neresinden başlayalım bilemiyor insan.

Bilmek için aklı işletmek gerek.

İşletilen aklı, kalb ile vicdan ile hatta gönül ile süslemek gerek.

Böyle insanların olduğu toplumdan fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusuna benzer bir koku çıkar.

Kardeşlik havası, barış ve yardımlaşmanın huzurunu hissedersiniz.

Endişenin yok olduğu güvenin geldiği tebessümün eksik olmadığı bir sürekli fotoğraf çektirir millet.

Şu kısa zamanda olanlara bir bakın hele uzun zamandır olanlara ne çok benziyor.

Herkes kendine yontuyor şeytan/kötülük merkezi gülüp oynuyor.

Şimdi özetleyerek geçelim son iki aydır olup bitenleri.

Maliye bakanı Berat Albayrak uzun olmayan bakanlığı süresince yaklaşık yarım düzine ekonomik program açıkladı her program bir diğerinin yeterli olmadığı istenileni vermediğinin ikrarı idi.

Sonunda pek olağan olmayan bir yöntemle istifa edip olağanlaştırılarak affa dönüştürüldü.

Bu konu ile ilgili düşüncelerimizi “Berat Gecesi”başlığı altında yazdık. Bu yazının daha iyi anlaşılması için bir göz atılması gerekir.

Kısaca belirtelim ki Berat beyin istifa metni olarak sosyal medyada paylaşmış olduğu açıklama ıskalandı yeterince değerlendirilmedi. Geç kalınsa da analiz edilmesini öneriyorum.

Bilinmez bazen insan beklenmeyen bir eylemiyle faydalı olur. Berat bey bu tavrı ve açıklaması ile çok faydalı bir davranış içerisinde olmuştur.

Merkez bankası başkanı ve Maliye Bakanı değiştirilmiş kurlar yaklaşık bir TL geri gelmiştir.

Berat beyin ayrılması ile Sayın Cumhurbaşkanı ekonomi, hukuk ve demokrasi konusunda reform yapılacağını açıklamıştır.

Daha çok göstergelerin bir anda gerilemesinden gelen moralin ve uzun zamandır istenmeyen şekilde giden ekonomik sürecin düzelmesi umuduyla yapıldığını düşündüğüm bu reform açıklaması çok yadırganacak bir durum değil elbette.

Lakin reformun bahsedilen alanlarda ne olduğu konusu henüz açıklanmadı.Maliye ve Adalet Bakanlarının bir araya gelmesiyle yürütülen bir süreç söz konusu.Bir hazırlık olmadığını anlıyoruz.

Reforma ihtiyaç olup olmadığı veya hangi konularda ne yapılması gerektiği ile ilgili hem bir bakış açısı hem somut öneri olsun anlamında “Helal Kazancı Bölüşmek”başlıklı bir yazı kaleme almıştık.

Şöyle bir göz geçirilmesini öneririm.

Hukukta reform dile gelince dilini tutamayan Bülent Arınç Bey Habertürk’te konuşunca ortalık karıştı.Cemil Çiçek Bey’in “tevbeten nasuha”kavramı ile müdahale ettiği bu karışma neticesinde MHP’nin yoğun baskısıyla Sayın Arınç istişare kurulu üyeliğinden istifa etmek zorunda kaldı.

Her ikisi ile telefonda görüştüm.Bülent bey doğru bildiğimi tecrübeme dayanarak hep ifade etmiş biriyim dedi.Bugüne değin istediğim için hep konuşurdum.Şimdi konuşmamı çok isteyecekleri zamanlar gelecek o zaman konuşacağım mealinde şeyler söyledi benim değerlendirmem bu şekilde oldu.

Cemil Çiçek bey ise topyekün bir özeleştiriye ihtiyaç olduğunu bunun değerlerimizde nasuh tevbeye denk düştüğünü 2014 yılından itibaren açıklamalarında bu kavramı ve anlatmak istediği içeriği kullandığını ifade ederken gerçekten bir kritik yapmak gerektiğini bunun hayırlı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Evet belki reforma da ihtiyaç var bir çok konuda daha.Kanaatim mevcut reformların ve mevcut yasaların iyi uygulanmasına ihtiyaç daha çok.

Türkiye siyaseti genel manzarası şu.

İktidar ben gidersem bu ülkenin hali ne olacak.

Muhalefet iktidar gitsinde ne olacaksa olsun.

İkisi de doğru değil.

Bu karmaşadan çıkmalıyız.

Muhalefet güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlementer sistem diyor.

İktidar zayıf bakımsız kalmış başkanlık/Cumhurbaşkanlığı sitemini devam ettiriyor.

Bana sorarsanız baba bir üvey kardeş bu sistemler.

Analar nerde diyorsunuz her iki tarafta bulup getireceğiz diyor.

Böyle olmaz işte.

Derken Sayın İmamoğlu’na Kanal İstanbul aleyhine yapılan harcamlarla ilgili soruşturma açıldı.

Eleştirildi.Hukuk reformu böyle mi yapacaksınız diye.

İktidar belediyelerine neden böyle bir şey yapılmadı sorusuyla anlamsızlaştı.

Bunu unuttuk derken Habertürk’te Katar meselesi üzerinden CHP’li Sayın Başarır ordunun satılması deyince ortalık toz duman oldu.

Herkes birbirini milli güvenlik sorunu olmakla suçladı.

Sayın Akar yasal işlem başlattı.Cumhurbaşkanı sert açıklamalar yaptı.

”Benim ordum”deyince Sayın Kılıçdaroğlu’da esti gürledi.

“nerden senin ordun oluyormuş”diyerek süreçteki çelişkileri dile getirdi.

Millet kendi arasında daha iyi anlaşıyor.

Şükürler olsun siyasetçileri örnek almayan bir milletimiz var.

Herkes gibi Atatürk’te ordumuzun Peygamber Ocağı olduğu bilir ve söylerdi.

Kılıçdaroğlu ordu Peygamber Ocağı dedi ve ekledi grupta .

Bu ordu aynı zamanda Mustafa Kemal’in ordusudur diye.Grup hep birden ayağa kalktı alkış tufanı.

Oysa Atatürk grupta olsa CHP’lierin aksine Peygamber Ocağı denilince ayağa kalkar ve alkışlardı.

Ah görünüşteki tavırlar ah arkasındaki gerçekler.

Hani moda ya Atatürk yaşasaydı şöyle olurdu diye.

En son Saadet Partili yaptılar Atatürk’ü.

CHP ve türevleri şunu istemişlerdir.

Ordu siyasetin bekçiliğini yapsın.

Millete ayar versin.

Şimdi ordu vesayet işinden uzaklaştı ya.

İktidara posta koymuyor ya.Onun rahatsızlığı hissediliyor.

Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımız ordu hepimizin.

Sen bile bizimken “Benim askerim benim ordum”şık kaçmıyor.

Niyetiniz salih olsa da.

Başkomutan olarak siz de O ordunun bir neferisiniz.

Ordumuzda bu necip milletin ayrılmaz bir cüz’üdür.

Sayın İktidar ve Muhalefet askerimiz çok ciddi sınavlar verirken gündelik siyasetin içine çekmeyelim.

Bu tartışmanın yaşandığı Habertürk kanalına RTÜK çok ağır bir yaptırım uygulayarak iş başka bir veche kazdı.

İktidar hukuk reformu yapmaya özgürlükleri genişletmeye çalışırken tam tersine başına kazalar gelmeye devam ediyor.

İki gündür Habertürk veryansın ediyor.Bütün yayınları neredeyse bu konuda.

Habertürk eleştirisi yapılacak o kadar çok şey varken bu sıkıntılı günlerinde bundan vazgeçelim

Ve sadece “yok birbirimizden farkımız “demekle yetinelim.

Sizinde özgürlükleri görünmez şekilde örten putlarınız var Ey Habertürk

Konuşmacılar Bekir Şahin’i tanırız diyorlar.Bende tanırım 

Bekir bey bir kurum mu yoksa RTÜK denen kurumun başkanı mı?

Ben de aradım yoğun olduğundan olsa telefonu açmadı.

Diyecektim ki bu ceza ağır olmuş.Kamu yararı kamu güvenliği, özgürlüklerle oturup bir istişare ediverin de “maslahat”diye bir yerde buluşun.

Demem o ki!

Saklamak istediğimizi, görünür gerçekliği akıl nimeti çözer.

Bugün Cuma bize Asr Süresi okumak düşer.

Zaman şahittir ve ispatlıyor ki, iman eden ve bununla birlikte hayırlı ve güzel işler yapan ve birbirlerine bu konuda tavsiyeleşen ve destek olanlar ve olması gerken konusunda da ısrarcı bir sabrı öğütleyenler dışında; kim kalırsa işte o insanlar ;zarar ,ziyan aldanmışlık, bunalım ve çıkmaz bir yola düşmüş olanlardır.

Yorumlar (6)
Fırat Erol 2 ay önce
Yazınızda bir çıkış yolu göremedim. Daha net açıklama beklerdim. Beğenmedim.
Orhan ongun 2 ay önce
Ana başliklar halinde cok guzel ozetlenmis bir yazi. Ozellikle Asr suresinin bireysel anlamda derinlemesine irdelenmesine cok ihtiyac var.
Mahmut Şimşek 2 ay önce
Yazarın,
"En kısa zamanda olanlara bir bakın hele uzun zamandır olanlara ne çok benziyor."
demesi bile insana; Eh bir adam işte...
Hem Karadenizli hem hukukcu hem siyasetçi ise, zaten üç(***) yıldızı hazırlamak gerek, dedirtiyor... Gelecek yıldızları da siz de benim gibi okuyun ve cimrice ilave ediniz desem de bakın, benden eni sonu beş (*****) yıldız daha ilave sayın Başkana yazıldı....
Selam, sağlık, sevgi, saygı....
Bekir KILIÇ 2 ay önce
Çok güzel özet.
Uğur KURTULAN 2 ay önce
+10
Ali Soylu 2 ay önce
Yazının içeriği benim de üyesi olduğum AKP seviyesinin bir hayli üzerinde olmasına karşın “ ne şiş yansın ne kebap “ türünden olmuş.
Her şeyden önce bir partinin genel başkanı tüm halkı kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olamaz! Çünkü o bir parti genel başkanıdır CUMHURUN DEĞİL!
İkincisi Cumhuriyet tarihinde gördüğüm en nefret dolu dili kullanıp halkı birleştirmek bir yana cephelere bölen dili ile çıkar odaklarına şirin görünse de Cumhurbaşkanı gibi davranmadığı sürece ki kişiliği gereği davranamaz, burnumuz çamurdan kurtulamaz.
Üçüncüsü parimiz ve yöneticileri o kadar adalet duygusundan ve uygulamasından uzaklaştılar ki göstermelik reform lafları ne onları ne de memleketi kurtarır. Çamura battıkça debelenip her şeyi mahvedecekler hissi veriyorlar. Allah sonumuzu hayır etsin!
parçalı bulutlu