banner4
19.11.2021, 14:33 147

ABDURRAHMAN KÂMİL EFENDİ

Geçen makalemizde, milli mücadelemizin kahramanlarından Ankara Müftüsü M. Rıfat Börekçi Hocamızı yazmıştık. Şimdi de yine aynı şekilde milli mücadelemizde büyük destekler veren, naif, mümtaz, vatansever ve cesur başka bir Hocamızı yazmak istedim: Amasya Müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendiyi.

Abdurrahman Kâmil Efendi 1850’de Amasya’da doğmuştur. Babası ilmiye sınıfına mensup bir aileden gelen Kadı Ahmet Rıfat Efendidir. Müftü, müderris, vaizdir; kısa bir dönem ilk TBMM’de mebusluk da yapmıştır.

Sıbyan Mektebini bitirdikten sonra, 1861’de Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek Hafız olmuş, devamla Amasya Rüştiyesi’ni bitirmiştir. Rüşdiyeden sonra da şimdiki adı üniversite olan medrese eğitimi almıştır.

1879’da icazetini almış (mezun olmuş) ve Amasya Bekirpaşa Medresesine müderris olarak atanmıştır. 1900 yılı Mayıs ayında Amasya Müftülüğüne ve, Sivas ve Karadeniz Bölgesi vaizliğine atanmıştır. 1915’te yaş haddiyle emekli edilince, 1916-1920 yılları arasında Dârül-Hilafe Medresesinde dersler verdi.

Mustafa Kemal Paşa 12 Haziran 1919 tarihinde Amasya’ya geldiğinde, kendisini ilk karşılayanlar arasında Müftü Abdurrahman Kâmil Efendi de vardır. Burada Paşa ile uzun bir görüşme yaparlar.

Mustafa Kemal Paşa kendisine, “Baba inandığımız hayırlı bir yola çıkıyoruz, buna mecburuz zaten, bu milletin esaret altında yaşamasına göz yumamayız; inşallah muvaffak olacağız; ama belli mi olur, eğer başaramazsak kellemiz gider, sen ne dersin” dediğinde, Kâmil Efendi “Oğul sen ki gençsin, genç yaşında kelleni bu vatan-millet uğruna feda etmeyi göze almışsın, senin yanında benim bu ihtiyar kellenin lâfı mı olur, bu yaşlı kelle bu aziz vatana, bu aziz millete feda olsun” der.

Abdurrahman Kâmil Efendinin bu cevabı Mustafa Kemal Paşayı fazlasıyla memnun etmiş ve memnuniyetini de ifade etmiştir.

Ertesi gün Beyazıt Camiinde, Abdurrahman Kâmil Efendinin civar il/ilçelerden gelenlerle birlikte 30 binden fazla kişinin yer aldığı cemaate yönelik cuma vaazını dinleyen Mustafa Kemal Paşa “eğer bu memlekette Abdurrahman Kâmil Efendi gibi 10 tane daha dürüst âlim olsaydı memleket bu hallere düşmezdi” demiştir.

Kâmil Efendi cuma vaazında cemaate milli mücadelenin önemini anlatır, Mustafa Kemal Paşa’yı “Çanakkale Kahramanı ve Hz Ömer gibi âdil bir Başbuğ” olarak takdim eder, övücü ve takdir edici sözler söyler. Onun bu tutumu ve söylemleri şehirde büyük yankı getirir ve milli mücadele için halk hemen hareket geçer.

Birkaç gün sonra düzenlenen mitingde konuşan Abdurrahman Kâmil Efendi cihaddan bahsederek, halkı düşmana karşı birlikte mücadeleye çağırır.

Birkaç gün içinde de Atik-i Âli Mektebinde kendisinin de kurucularından olduğu 16 arkadaşıyla Amasya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurarlar.

1920’de Zile isyanının bastırılmasına yaşlı olduğu için fiilen katılamasa da, isyancılara destek olunmaması ve isyanın bastırılmasında halk üzerindeki etkili tavsiyeleriyle ciddi katkıları olmuştur.

Müftü Abdurrahman Kâmil Hoca, Milli Mücadele başladığında, Mustafa Kemal Paşaya biriktirdiği şahsi birkaç altınını ve nakdi yardım olarak tüm parasını getirip teslim eden ilk kişidir. Bu haliyle Milli Mücadeleye ilk nakdî yardımı yapan da Abdurrahman Kâmil Efendi olmuştur.

Soyadı Kanunu çıkınca, yetkili, etkili, sözü dinlenen anlamında  “Yetkin” soyismi bizzat Atatürk tarafından kendisine verilmiştir.

Abdurrahman Kâmil Yetkin Hoca, 31 Aralık 1941 tarihinde vefat etmiş ve Amasya Tekirdede kabristanına defnedilmiştir.

Allah kendisinden razı olsun. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun..

Yorumlar (0)